T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1063 - 2026/31 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1063 KARAR NO : 2026/31 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2022 NUMARASI : 2019/353 E. - 2022/228 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1063 - 2026/31 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1063 KARAR NO : 2026/31 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2022 NUMARASI : 2019/353 E. - 2022/228 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 tarih ve 2019/353 E. - 2022/228 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin www.....com adresindeki fiyat karşılaştırma web sitesinin sahibi olduğunu, müvekkilinin sitesinde slogan niteliğinde kullanılan “...” ibaresinin marka olarak tescili için Türkpatent nezdinde gerçekleştirdiği 2019/27360 sayılı başvurunun, ayırt edici niteliği haiz olmadığı gerekçesi ile dava konusu YİDK kararı ile SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, markanın tescil edilmek istendiği 35.sınıf hizmetler yönünden tüketicilerin direkt olarak mezkur ibareyi marka olarak algılayacaklarını, müvekkili markasının ayırt edici niteliği haiz olduğunu, başvurudaki şeklin baskın unsur olduğunu, "..." markasının her tür ürün ve hizmetlerin fiyat ve teknik özelliklerinin karşılaştırılması, ürünlerin performanslarının derecelendirilmesi (puan verilmesi) hizmetlerinde kullanılacağı düşünüldüğünde, son derece ayırt edici olduğunu ileri sürerek, 2019-M-8622 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, verilen Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvuru markasının ''...'' şeklinde bir sözcük markası olduğu, “...” kelimesinde “b” harfi ve “...” kelimesinde “k” harfinin dikey çizgi yanındaki eklentilerinin mavi ve turuncu renklerde “ok ucu - yön işareti” şeklinde tasarlandığı, bu şeklin bütüne hakim bir sonuç doğurduğundan bahsedilmeyeceği, “...” ibaresi yaygın sözlük anlamı itibariyle “Genellikle bir şey koymaya yarayan, giysinin belli bir yeri açılarak içine yerleştirilen astardan yapılmış parça” anlamına gelmekle birlikte günümüz koşullarında halk arasında kişinin sahip olduğu parayı/bütçeyi ifade etme amacıyla da kullanıldığı, “...” kelimesinin ise “korumak” fiilinin mastarsız hali olduğu, dava konusu markanın bu haliyle bir bütün olarak tüketicinin tasarruf algısına hitap eden nitelikte bir slogan olarak algılanacağı, tüketicinin bu slogan ile karşı karşıya kaldığı ticari bir mecrada indirimli/ucuz mal ya da hizmeti temin edebileceği yönünde bir izlenime kapılabileceği, başvuruda yer alan ve görsel stilizasyonu etkileyen unsurların ise davacı iddiaları aksine işaretin bütününe hakim nitelikte unsurlar olmadıkları, anılan ibarenin redde konu 35. sınıftaki “Her tür ürün ve hizmetlerin fiyat ve teknik özelliklerinin karşılaştırılmasının sağlanması hizmetinin sunulması, ürünlerin performanslarının derecelendirilmesi (puan verilmesi) hizmetinin sunulması. Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri: sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 1-34 sınıflarda yer alan malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” hizmetleri bakımından, verilen hizmetin tüketicinin bütçesini korumaya yönelik olduğu yönündeki promosyon içerikli anlamı dışında, tüketicilere anında ve kolayca marka olarak algılanmasını sağlayacak herhangi bir unsur içermediği, bir bütün olarak herhangi bir iktisadi kaynağı işaret ederek mal ve hizmet ile iktisadi kaynak arasında bir aidiyet bağı kurmaya elverişli olmayacağı, SMK'nın 5/1-b maddesi koşullarının somut olayda tüm mal ve hizmetler açısından meydana geldiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." ibareli 35.sınıf hizmetlere ilişkin 2019/63702 sayılı markasının Türkpatent tarafından ayırt edici bulunarak tescil edildiğini, bu kararla çelişen dava konusu YİDK kararının hatalı olduğunu, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği hizmetler yönünden ayırt edici niteliğinin bulunduğunu. Ticari hayatta yaygın kullanılan bir ibare olmadığını, " ..." gibi benzer birçok slogan markanın tescil edildiğini, dava konusu ibarenin, kapsamındaki hizmetleri çağrıştırmadığını, markasal algı yarattığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 2019/27360 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun, verilen hizmetin tüketicinin bütçesini korumaya yönelik olduğu yönündeki anlamı dışında, tüketicilere anında ve kolayca marka olarak algılanmasını sağlayacak herhangi bir unsur içermediği, "... korumak/ tasarruf etmek" eylemi ile doğrudan ilişkilendirileceği, dava konusu başvurunun tüketicilerce marka olarak algılanmasının, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamasının mümkün olmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı, bu nedenle marka olarak tescilinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.