8. Ceza Dairesi 2024/14312 E. , 2024/6355 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/40 Esas ve 2021/370 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli, 2021/40 Esas
**8. Ceza Dairesi 2024/14312 E. , 2024/6355 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/40 Esas ve 2021/370 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli, 2021/40 Esas ve 2021/370 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 03.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25972 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25972 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazı için Adıyaman Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan çağrı yazısının sanığın ikametinde bulunmaması üzerine, haber bırakılan komşu ismi belirtilmeksizin 16.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği, diğer yandan isimden imtina etmiş olsa dahi daire numarası gibi ayırt edici hiçbir özelliğin de tebliğ mazbatasında belirtilmemiş olduğu, bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usulü ile yapılmadığı cihetle, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeden, kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.09.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2020 tarihli ve 2020/7751 Soruşturma, 2020/602 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 16.10.2020 tarihinde usulüne uygun bir biçimde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Adıyaman Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Adıyaman Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 13.11.2020 tarihli çağrı yazısının 16.11.2020 tarihinde şüphelinin bildirdiği son adrese ismini vermek istemediği belirtilen komşusuna haber verildiğine yönelik şerh ile birlikte tebligat işlemlerinin yapıldığı, incelenmesinde tebligat üzerindeki '' iade '' ibaresinin karalandığı, sanığın Müdürlüğe başvurmaması üzerine 27.11.2020 tarihli ikinci çağrı yazısının usulüne uygun bir biçimde tebliğ edildiği, şüphelinin Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, C. Erteleme kararının kaldırılarak Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2021 tarihli ve 2020/7751 Soruşturma, 2021/49 Esas, 2021/29 sayılı iddianamesi ile Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 26.03.2021 tarihli, 2021/40 Esas ve 2021/370 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 03.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve usulüne uygun bir biçimde şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve infaz tarihinde yürürlükte bulunan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 41 inci maddesinin birlikte değerlendirmesinde ise Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkarılan çağrı yazısının usulüne uygun tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe başvurmaması halinde, uyarılı ikinci çağrı yazısının tebliğe çıkarılacağı, ikinci tebligatın da usulüne uygun yapılması ve şüphelinin müdürlüğe başvurmaması üzerine infaz dosyasının kapatılıp şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği kabul edilebilecektir. Somut olayda; denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazı için Adıyaman Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan ilk çağrı yazısının sanığın ikametinde bulunmaması üzerine, haber bırakılan komşu ismi belirtilmeksizin 16.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceği, diğer yandan isimden imtina etmiş olsa dahi daire numarası gibi ayırt edici hiçbir özelliğin de tebliğ mazbatasında belirtilmemiş olduğu, bu haliyle sanığa yapılan tebligatın usule aykırı olduğu ve bu usulsüzlük nedeniyle ikinci çağrı yazısı tebliğ edilse bile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki kovuşturma şartı olan "ısrar şartı"nın da gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli, 2021/40 Esas ve 2021/370 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.