(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6777 E. , 2009/7447 K. MAHKEMESİSulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar ince…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6777 E. , 2009/7447 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİSulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni, kal ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.Burada esaslı unsur, zarar görmedir.. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerinin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden ya da dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir.Somut olayda; davacı, davalının sınıra diktiği ağaçların dallarının taşınmazına müdahalesi bulunduğunu, ayrıca bu ağaçların yapraklarının dökülmesi nedeniyle ürünlerine zarar verdiğini ve ağaç köklerinin de duvara zarar verdiğini iddia ederek müdahalenin meni, kal ve tazminat istemiştir.Davalı, zarar oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece mevcut bir zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı delil olarak 2007/13 D.... sayılı tespit dosyasındaki bilgi ve belgelere de dayanmıştır. Bunların arasında yer alan 5.10.2007 tarihli ... mühendisi raporunda ağaçların yakın mesafede dikilmesinden dolayı dökülen yaprak ve dalların bahçeye zarar verdiği belirtilmiştir. Mahkemece, tespit dosyasındaki bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bu raporla karşılaştırma yapılarak zarar unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği, varsa ne şekilde giderileceği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.6.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.