7. Hukuk Dairesi 2009/6879 E. , 2010/4513 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 38 parsel sayılı 186.584,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, dav…
**7. Hukuk Dairesi 2009/6879 E. , 2010/4513 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 38 parsel sayılı 186.584,94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, dava sırasında tapu kaydı ve miras yoluyla gelen hakka da dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu 110 ada 38 parsel sayılı taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiş, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre kural olarak meraların çıplak mülkiyeti hazineye (intifaı) yararlanma hakkı ise köy tüzel kişiliğine aittir. Hal böyle olunca hazinenin davada taraf olması zorunludur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava dilekçesi ve duruşma günü dava dışı hazineye 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak davada bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, hazine temsilcisi duruşmaya geldiğinde kendisinden davaya karşı diyeceği delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, davada bu yolla taraf koşulu oluşturulduktan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hükmüm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de davalı köy tüzel kişiliğinin kaymakamlıktan izin almadıkça kabul yetkisinin bulunmadığının gözardı edilmiş olması dahi isabetsiz olup davalı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedinine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 68,80 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.