TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/2580 KARAR NO: 2025/1941 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11/10/2022 NUMARASI : 2021/423 (E) - 2022/760 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/2580 KARAR NO: 2025/1941 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11/10/2022 NUMARASI : 2021/423 (E) - 2022/760 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının 06/10/2019 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı araçta yolcu koltuğunda seyahat ederken meydana gelen trafik kazası sonucu ağır yaralandığını belirterek açtığı kısmi davada, 1.000 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, dilekçe içeriğinden kısmi dava olduğu anlaşılan davada "bedel artırım" dilekçesi olarak verdiği ve ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesi gereken 17/08/2022 tarihli dilekçesiyle 13.968,09 TL geçici, 410.263,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kabulü ile 13.968,09 TL geçici iş görememezlik tazminatı, 390.000 TL sürekli iş görememezlik tazminatı olmak üzere toplam 403.968,09 TL maddi tazminatın 09/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine," karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükmedilen tazminat miktarının poliçe limitinin üzerinde olduğunu, davacının davasını ıslah etmeyip bedel artırım talebinde bulunduğunu, bu usuli hatadan dolayı verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen miktar için dava tarihinden, ıslah ile talep edilen miktar için ise ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, davacının kaza öncesinde çalıştığı bir işinin olmaması durumunda uğramış olduğu bir kazanç kaybının da olmayacağını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçedeki sakatlanma gideri teminatı kapsamında olduğunu, tazminatın TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak iskonto oranı da 1,8 teknik faiz olarak aktüeryal hesaplama ile belirlenmesi gerekirken prograsif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının yasal dayanağının bulunmadığını, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosyanın incelenmesinde; Dava açılmadan önce davacının maddi zararı için davalı sigorta şirketinden tazminat talepli başvurusunu yaptığı 25/12/2019 tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olan 09/01/2020 tarihinde zararın tamamı için (talep edilen ve ıslaha konu edilen miktarlar yönünden) temerrüdün oluşmasına, bilirkişi raporunda tazminata esas kazancın asgari ücret üzerinden hesaplanmasına, bu şekilde hesap yapılması için davacının fiilen çalıştığının ispat edilmesinin gerekmemesine, geçici iş göremezlik tazminatının poliçedeki tedavi gideri teminatı kapsamında (sakatlık teminatı dışında) olmasına, aktüerya raporunda Yargıtayın güncel kararları gereğince TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre (teknik faiz uygulanmadan) yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmiş bulunmasına, davaya cevap süresi içinde ileri sürülmesi gereken ve mahkemece resen gözetilmesi olanağı bulunmayan hatır taşıması savunmasının (istinaf dilekçesinde hakkaniyet indirimi olarak belirtilen) ilk derece mahkemesindeki yargılamada ileri sürülmemiş olması nedeniyle istinaf itirazı olarak ileri sürülmesi olanağının bulunmamasına (HMK m.357/1) göre İlk Derece Mahkemesinin kararında dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 27.595,06 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.898,77 TL'nin mahsubu ile bakiye 20.696,29 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025