Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının gerekçesinin geç yazılmasından dolayı tutukluluğun uzaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının gerekçesinin geç yazılmasından dolayı tutukluluğun uzaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 18/3/2014 tarihinde Kocaeli 1 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 29/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 20/6/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuruya ilişkin bir görüş bildirmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (CMK mülga madde ile görevli) 2009/110 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturma kapsamında 29/1/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) 2/2/2009 tarihli ve 2009/2 Sorgu sayılı kararı ile terör örgütü üyesi olma ve yağma suçlarından tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/4/2009 tarihli ve E.2009/429 sayılı iddianamesiyle başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olmasından; hırsızlık, yağma ve ruhsatsız silah taşıma suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga madde ile görevli) E.2009/124 sayılı dosyası üzerinden görülen dava, başvurucu yönünden tutuklu olarak sürdürülmüştür. Yargılama sürecinde aynı Mahkemede görülen iki ayrı davanın, başvurucunun yargılanmakta olduğu E.2009/124 sayılı dosya ile birleştirildiği anlaşılmıştır. Birleşen dosyalardan birinde başvurucunun resmî belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasının talep edildiği görülmektedir. Davada başvurucu ile birlikte on sanık hakkında hüküm tesis edildiği, iki katılanın ve dört müştekinin bulunduğu, dört ayrı olayın Mahkemece yargılamasının yapıldığı görülmektedir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2013 tarihli ve E.2009/124, K.2013/123 sayılı kararı ile başvurucunun Anayasa'yı ihlal suçundan müebbet hapis, yağma suçundan 14 yıl 20 gün hapis, (üç ayrı) hırsızlık suçundan toplam 19 yıl 12 ay hapis, resmî belgede sahtecilik suçundan 3 yıl 9 ay hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 250 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümleri şöyledir:" OLAY: 29/01/2009 günü Sultanbeyli ilçesi Fatih Mahallesi Şalgamlı Caddesi[nde] ... faaliyet gösteren PTT Şubesinde meydana gelen silahlı yağmaya teşebbüs olayı; Eylem öncesi Yıldım ATAŞ [başvurucu] ve O.Z.nin ... diğer sanıklar ... ile buluşup eylemi planladıkları ... eylemin El-Kaide terör örgütüne gelir elde etmek amacına matuf planladığı, bu maksatla soygundan elde edilecek paranın 5/1'inin Cihat Bölgelerine gönderileceği ... yapılan planlama doğrultusunda birkaç gün önceden PTT soygununda kullanılacak ... minibüsün bir kısım sanıklar tarafından çalındığı, eylem için keşif yapan grubun haber vermesi sonrası sanıklar O.Z., Yıldırım ATAŞ, A.T. ve A.Y.nin eylem için hırsızlanan ... araca bindikleri ... bu şekilde soygun yapılacak PTT binasına gittikleri, sanıkların O.Z. ve Yıldırım ATAŞ'ın temin ettiği silahları aldıkları ... sanıkların silahlı ve maskeli olarak PTT binasına girdikleri, görevliyi ve içerideki sivil bir şahsı etkisiz hale getirdikleri, olaydan önce Sultanbeyli'de bulunan PTT şubelerinden birisine yönelik silahlı soygun eylemi yapılacağı yönünde istihbari bilgiler alındığından dolayı Sultanbeyli ilçesi sınırlarında bulunan 4 adet PTT Şubesinde güvenlik tedbirlerinin alınmış olduğu, sanıkların silahlı ve maskeli olarak Fatih Mahallesindeki PTT şubesine yönelik harekete geçtiklerinin tespiti üzerine güvenlik görevlilerinin müdahalesi üzerine, teslim olmaları yönündeki uyarıları dinlemeyen sanıklarla güvenlik görevlileri arasında silahlı çatışma çıktığı, çatışma sonucunda O.Z.nin olay yerinde öldüğü, Yıldırım ATAŞ'ın yaralandığı, A.T.nin sağ olarak yakalandığı ...... Terörörgütüolarakkabul edilen El Kaide adlı silahlı terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını cebir ve şiddet kullanarak değiştirme amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, somut olayda sanıkların nitelikli yağma ve güvenlik güçleri ile çatışmaya girme şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğe göre amacı gerçekleştirme tehlikesi oluşturabilecek nitelikte olduğunun belirlendiği ... OLAY: 26/01/2009 günü Sultanbeyli ilçesinde ... plakalı ... marka aracın çalınması:... sanıklar A.T. ve A.Y.nin birlikte 25/01/2009 tarihini 26/01/2009 tarihine bağlayan gece Sultanbeyli Çiftlik bölgesinde ... plakalı ...marka minibüsünyan kapılarının göbeğini kerpetenle çıkartarak bu göbeği ... sanık Yıldırım ATAŞ'a götürdükleri, Yıldırım ATAŞ'ın göbeği aldığı ve tespit edilemeyen bir yerde bu göbeğe uygun anahtar yaptırarak diğer sanıklara verdiği, sanıkların da bu anahtarla suça konu aracı çaldıkları, aracı PTT civarına park ettikleri, daha sonra 29/01/2009 günü PTT soygunu olayında aynı aracın sanıklar tarafından kullanıldığı ... OLAY: 03/12/2008 günü katılan A.ya ait ... plakalı ... şirketine ait kamyonun, içerisinde bulunan meyve suyu ve kolalar ile birlikte çalınması:... kamyonun içindeki meyve suyu ve kolalarla birlikte hırsızlanması eyleminin Yıldırım ATAŞ'ın azmettirmesi sonucu ... tarafından gerçekleştirildiği, OLAY: Müşteki Y.K.nin ... plakalı ... marka aracının 13/10/2008 tarihinde çalınarak üzerine ... plakası takılmak suretiyle kullanılması:Müşteki Y.K.nin 13/10/2008 günü... plakalı aracını ... park ettiği, ancak aracın aynı gün Yıldırım ATAŞ tarafından çalındığı ..." Yapılan incelemede, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin anılan mahkûmiyet kararının gerekçesinin UYAP sistemi üzerinden 26/12/2013 tarihinde yazılmaya başlandığı, UYAP'taki gerekçeli karar dokümanının ilgililerce 25/2/2014 tarihinde onaylandığı anlaşılmıştır. Mahkemece mahkûmiyet hükmü ile birlikte "verilen ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre tutuklama neden ve koşulları ile kaçma şüpheleri devam ettiği" gerekçesiyle başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar verilmiştir. Başvurucu hükümle birlikte verilen tutukluluğun devamı kararına itiraz etmiş, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 5/2/2014 tarihli ve 2014/162 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Anılan karar başvurucuya 6/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan başvurucu, hakkında verilen mahkûmiyet kararını 12/12/2013 tarihinde temyiz etmiştir. Başvuru formu ve eklerinde gerekçeli kararın başvurucuya hangi tarihte tebliğ edildiğine yönelik bir bilgi ya da belge bulunmamakla birlikte başvurucu müdafiinin gerekçeli temyiz dilekçesini Mahkemeye 13/3/2014 tarihinde sunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece temyiz istemlerine ilişkin usul işlemleri tamamlandıktan sonra dosya, 25/4/2014 tarihinde Yargıtaya gönderilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 7/7/2014 tarihli ve E.2014/4896, K.2014/8159 sayılı ilamı ile başvurucu hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay ilamında ayrıca başvurucu hakkında "2009 tarihli eylem nedeniyle en az bir kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs ve mağdur S.Y.ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından her zaman dava açılıp hüküm kurulmasının mümkün görüldüğü" değerlendirmesinde bulunulmuştur.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Nitelikli hırsızlık" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının mülga (b) bendi ile (2) numaralı fıkrasının(d) bendi şöyledir: "(1) Hırsızlık suçunun;...b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,...İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."(2) Suçun;...d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,...İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur ..." 5237 sayılı Kanun'un "Nitelikli yağma" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "Yağma suçunun;a) Silahla,b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,...g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,...İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur." 5237 sayılı Kanun'un "resmî belgede sahtecilik" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı Kanun'un "Anayasa'yı ihlal" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar. " 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:"(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … (Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), ... Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315)..." 5271 sayılı Kanun'un "Tutuklama kararı" kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir. (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda; a) Kuvvetli suç şüphesini, b) Tutuklama nedenlerinin varlığını, c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." 5271 sayılı Kanun'un "Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" kenar başlıklı maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükmün gerekçesi, tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur."