11. Hukuk Dairesi 2011/10466 E. , 2012/17408 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2009/121-2011/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe…
**11. Hukuk Dairesi 2011/10466 E. , 2012/17408 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/02/2011 tarih ve 2009/121-2011/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 1991 yılından itibaren TPE nezdinde 129003 kod numarasında tescilli bulunan “ÇAMSAKIZI” markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkiliyle aynı ürünleri benzer nitelikteki bir genel görünüm altında ve “ÇAMBELLA” ibaresini taşır şekilde sattığını, bu ürünlerin tüketici nezdinde karıştırma/iltibas ihtimaline neden olduğunu, davalının markasal kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz oluşturduğunu ve haksız rekabete yol açtığını belirterek markaya tecavüzün ve davalı ürünlerinin iltibas oluşturduğunun tespitine ve men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraf markaları arasında gerek kelimeler gerekse ürünlerin ambalaj, tasarım ve şekilleri yönünden benzerlik bulunmadığını, ortak tek noktanın “ÇAM” ibaresi olduğunu, ağda üretimi yapan birçok firmanın bu ibareyi kullandığını, taraf markalarının karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, ürünlerin piyasaya sunuluş şekillerinin ve gramajlarının da farklı olduğunu ve bu halleriyle herhangi bir şekilde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporunun içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ürünlerin ambalaj özellikleri itibariyle neredeyse bire bir aynı oldukları, her ikisinin de “haki renkli fıçı” görünümünde olduğu, ağda emtiasında kullanılabilecek plastikten mamul farklı formda ambalaj seçeneklerinin bulunduğu, bu görünümde ambalaj kullanımının zorunluluğundan ve yaygınlığından bahsedilemeyeceği, etiket dizaynlarının da benzer olduğu, büyük marketlerde aynı rafta yer alacak bu ürünlerin tüketici tarafından karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu, dolayısıyla davalının ürün ambalaj tasarım ve etiketleri vasıtasıyla iltibas oluşturarak davacının marka hakkını ihlal ettiği gibi bu durumun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği ve davacının tescilli markası ile fiilen kullandığı ambalaj tasarımına dayanarak bu kullanımı engelleme yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.