4. Hukuk Dairesi 2023/10395 E. , 2025/4630 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/378-2023/386 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; a
**4. Hukuk Dairesi 2023/10395 E. , 2025/4630 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/378-2023/386 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; aleyhine başvurulan sigorta şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın 11.01.2016 tarihinde ... plakalı araçla karıştığı trafik kazasında yaralanan başvuru sahibinin kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik zararlarının ve geçici bakıcı gideri olarak ıslahla birlikte 281.492,00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur ve müterafik kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazanın oluş biçimine ilişkin çelişkili beyanlar olduğunu, sağlık kurulu raporunun usulüne uygun olmadığını, tazminatın ZMSS Genel Şartlarına uygun hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin AAÜT'nin 1/5'i olarak hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talebin kabulü ile 266.489,00 TL sürekli iş göremezlik, 11.709,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.294,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 281.492,00 TL'nin 22.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurudan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e uygun düzenlenmediğini ve bu yönetmeliğe uygun rapor düzenlemeye yetkili bir hastaneden verilmemiş olduğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığını ancak Trafik Sigortası Genel Şartları gereği hesaplamada %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebi belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği için başvurunun usulden reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 olarak verilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 11.01.2016 tarihinde meydana gelmiştir. Somut uyuşmazlıkta kaza tarihinin 11.01.2016 tarihi olmasına göre düzenlenecek raporun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olması gerekir. Davacı vekili tarafından tahkim yoluna başvuru dilekçesi ekinde sunulan 17.05.2022 tarihli Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunun “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre adli tıp uzmanı, ortopedi uzmanı, beyin sinir cerrahisi uzmanı ve cildiye uzmanı tarafından düzenlendiği, başvuranın yaralanması ve maluliyetinin meydana geldiği iddia edilen “sağ ayak 5. metatars kırığına bağlı olarak gelişen ayak hareket kısıtlılığı nedeni ile %3, kafatasında frontal çökmeye bağlı olarak gelişen epilepsi geçirme riski nedeni ile %5, yüzde laserasyon kranicoktami defektine bağlı olarak gelişen skar nedeni ile %5, toplam %13" maluliyet oranı belirlendiği, ancak kaza sonrasında davacının sol kaş üzerinde 7x1 cm, sol kaş üzerinde 3x0,5 cm, sol kulak kepçesi üzerinde 13x1 cm, sağ ayak üzerinde 7x1 cm büyüklüğünde skar izi olduğu belirlenmekle birlikte maluliyet raporunu hazırlayan kurul tarafından davacının fiziki muayenesi yapılarak skar izlerinin vücudun yüzde kaçını kapladığının belirlenmesi gerekirken usule aykırı şekilde rapor hazırlanması doğru olmamıştır. Anılan bu raporun karara esas alınması mümkün değildir. Davacının sol kaş üzerindeki, sol kulak kepçesi üzerindeki ve sağ ayak üzerindeki izin niteliği ve kapladığı alan itibariyle meslekte kazanma gücü kaybına etken olup olmadığı ve oranının tespiti yönünden içinde cildiye veya plastik cerrahi uzmanı bulunan heyetçe tüm tedavi belgeleri ve başvuranın yapılacak muayenesi ile tespit olunan arazların kazayla illiyet bağı olup olmadığı irdelenerek rapor alınması gerekmektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde hakem heyetince; davacıya ait Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporu da irdelenmek suretiyle, davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya içerisine eklenerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde cildiye veya plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu ve davacının ikametgahına en yakın yetkili sağlık kuruluşundan fiziki muayenesi yapılmak suretiyle rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.