1. Hukuk Dairesi 2008/12507 E. , 2009/1030 K. "" MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 19/02/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları A.Ko.'nun 19 parsel sayılı taşınmazdaki 60/110 payı, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde davalı oğlu A.ye temlik ettiğini, A.nin kayınpederi İ., İ.ın da diğer davalılara muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanı…
**1. Hukuk Dairesi 2008/12507 E. , 2009/1030 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 19/02/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları A.Ko.'nun 19 parsel sayılı taşınmazdaki 60/110 payı, mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı şekilde davalı oğlu A.ye temlik ettiğini, A.nin kayınpederi İ., İ.ın da diğer davalılara muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı A.'ye yapılan temlikin gerçek satış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan A.'in malik olduğu çekişme konusu 19 parsel sayılı taşınmazın tamamı adına kayıtlı iken, 60/110 payını 23.5.2000 tarihinde satış suretiyle oğlu davalı A.ye temlik ettiği, A.nin de bu payı, 09.08.2001'de kayınpederi davalı İ., İ.'ın da 10/110 payı üzerinde bırakarak; 20/110 payı 25.3.2004 de davalı C.'e, 30/110 payı ise 21.5.2004 de davalı H.'a yine satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanın oğlu davalı A.'ye yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı; yine sonraki intikallerinde muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.