7. Ceza Dairesi 2024/3021 E. , 2024/9716 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/966 E., 2023/880 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkil…
**7. Ceza Dairesi 2024/3021 E. , 2024/9716 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/966 E., 2023/880 K. SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ NEDENLERİ 1. Sanık ...’ın temyiz nedenleri; lehine hükümlerin uygulanarak hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ...’nun temyiz nedenleri; diğer sanığın yanında çalıştığına, suç kastının olmadığına, dava zamanaşımının dolduğuna, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, dava zamanaşımının dolduğuna, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE 14.11.2012 tarihinde KOM ekiplerince yapılan çalışmalarda sanık ...'in kargo şubesine gelerek aldığı, kendisi adına gelen kargo gönderisi içerisinde 100.000 adet gümrük kaçağı makaron ele geçirilmiş, 08.02.2013 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 09.01.2013 tarihinde arama kararına istinaden, sanık ... adına kayıtlı olup sanık ... ile birlikte işlettikleri tütüncü dükkanında ve ikametlerinde yapılan aramalarda toplam 1706 paket gümrük kaçağı sigara, 21 kutu 200'lü dolu makaron, 7 kutu 200'lü boş makaron, 12 paket tütün ele geçirilmiş, 19.02.2013 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. 28.01.2013 tarihinde arama kararına istinaden, sanık ...'in işlettiği tütüncü dükkanında yapılan aramada 651 paket gümrük kaçağı sigara, 42 kutu 200'lü boş makaron, 5 kutu 200'lü dolu makaron, 5 paket tütün ele geçirilmiş, 22.02.2013 tarihinde düzenlenen iddianame ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Ele geçen eşyalara ilişkin dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarına göre, tamamının gümrük kaçağı olduğu sabittir. Ayrı ayrı yapılan yargılamalarda mahkûmiyet hükümlerinin temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesince zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesi ile bozulmasına müteakip dosyalar birleştirilerek sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.07.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Kanun değişiklikleri nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iade edildiği anlaşılmıştır. Sanıklar savunmalarında, atılı suçu ikrar etmişlerdir. Sanıklara ilgili kanun maddeleri uyarınca ek savunma hakkı tanındığı, sorumlu oldukları eylemlerde ele geçen eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin toplamının iki katı tutarını ödemeleri halinde cezalarında 1/3 oranda indirim yapılacağının ihtar edildiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerlerin denetlenmesinde; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, 14.11.2012 suç tarihli olayda "hafif değer", 09.01.2013 ve 28.01.2013 suç tarihli olaylarda ise "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2015/9471 Esas, 2018/8028 Karar sayılı ilamında belirtilen, zincirleme suç kapsamında değerlendirilen, temyiz edilmeksizin kesinleşen Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2013/228 Esas, 2014/259 Karar sayılı dosyasında uyarlama yargılaması yapılarak 25.11.2021 tarihinde 2021/410 Esas, 2021/1642 Karar sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itiraz edilmeksizin 21.12.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının zincirleme suç kapsamına alınamayacağı gibi mahsubunun da mümkün olmadığı gözetilmeden, Mahkemece işbu dosyada sanık ... hakkında verilen hükümden mahsubuna karar verildiği görülmüştür. Hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle, Olay tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların işbu dosya kapsamında zincirleme suç kapsamındaki eylemlerinin sabit olduğu, bu anlamda sanıklar hakkında mahkûmiyet kararının yerinde olduğu belirlenmekle, aşağıda yer alan nedenler dışında sanık ... müdafiinin ve sanıkların diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. 1. Dosya kapsamında 14.11.2012, 09.01.2013, 28.01.2013 suç tarihli eylemler olduğu halde gerekçeli karar başlığında yalnızca 09.01.2013 suç tarihinin gösterilmesi, 2. Dava konusu ele geçen eşyalar bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi delaletiyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması gerekirken, ilgili delalet maddesi gösterilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 232 üncü maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 3. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamalarında kendilerine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara gümrüklenmiş değerlerin toplamının iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemeleri halinde indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanıkların yanıltılmaları ve haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 4. Sanık ... yönünden daha önce kesinleşen dosyasında uyarlama yargılaması yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu eylemin zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği halde yazılı şekilde sanık hakkında hükmedilen sonuç cezadan mahsup edilerek netice cezanın düşürülmesi suretiyle karar verilmesi, 5. Suç tarihleri ve suça konu eşyaların niteliği itibarıyla Gümrük İdaresi ile Tarım ve Orman Bakanlığının katılma hakkının bulunduğu, her iki kurumun da katılan olarak kabul edilerek gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterildiği halde, hangi kurum lehine olduğu da belirtilmeden katılan kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafiinin ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.