5. Ceza Dairesi 2011/12397 E. , 2011/23266 K. "" Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1. maddesi uyarınca 180 gün adli para, 43. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 227 gün adli para, 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 187 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, gün para cezasının günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 3.740,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine dair, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkeme…
**5. Ceza Dairesi 2011/12397 E. , 2011/23266 K.** **"İçtihat Metni"** Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1. maddesi uyarınca 180 gün adli para, 43. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 227 gün adli para, 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 187 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, gün para cezasının günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 3.740,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine dair, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2010 tarihli ve 2009/1259 Esas, 2010/821 sayılı kararının; Sanık hakkında üzerine atılı mühür bozma suçundan dolayı verilen 180 gün adli para cezasından 5237 sayılı Kanunun 43. maddesi gereğince 1/6 oranında artırım yapılarak 210 gün, 62/1 maddesine göre 1/6 oranında indirim yapıldığında 175 gün belirlenecek cezanın, aynı Kanunun 52/2 maddeleri gereğince günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 3.500,00 Türk lirası adli para cezalarına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/08/2011 gün ve 43353 sayılı Kanun Yararına Bozma talebine atfen C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nce TCK.nun 203/1, 43 ve 62. maddelerin alt sınırları üzerinden uygulama yapılarak sonuç cezanın doğru olarak tayin edildiği, 43. madde ile yapılan artırımın 1/4 yerine 1/6 olarak yazılmasının ise maddi hata niteliğinde olduğu ve bu maddi hatanın mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunduğu gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.11.2006 gün ve 227/228 sayılı ve 14.12.2010 gün ve 2010/210-259 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere hüküm ve kararlardaki maddi (yazım) hataları nedeniyle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından ve tebliğnamedeki kanun yararına bozma istemi de bu itibarla yerinde görülmediğinden REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.