11. Hukuk Dairesi 2011/11922 E. , 2011/15311 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/713 Esas Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 gün ve 2005/294 - 2009/212 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.04.2011 gün ve 200910801 - 2011/3824 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıl…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11922 E. , 2011/15311 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞEN DAVA : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2007/713 Esas Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 gün ve 2005/294 - 2009/212 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.04.2011 gün ve 200910801 - 2011/3824 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ...’nin 21.02.2005 tarihinde Kayaş tren istasyonunda trenden inişi sırasında, peronla vagon arasındaki boşluğa düşerek sol bacağı diz altından, sağ bacağı ise ayak topuğundan itibaren koparak ağır bir biçimde yaralandığını ve sakat kaldığını, davalı kurumun işletme altyapısının olması gereken düzey ve nitelikte bulunmadığı gibi bakımını gerektiği biçimde yerine getirmediği için kusurlu ve sorumlu olduğunu, tren ve peron arasında bir insan gövdesinin rahatça sığabileceği bir boşluk olup, kot farkının da bulunduğunu, duruş, kalkış ve iniş-binişlerde gereken önlemin alınmadığını, ...’nin süper lise hazırlık sınıfı öğrencisi olup kaza gününe kadar eğitimini başarılı bir şekilde sürdürdüğünü, ömür boyu sürecek sakatlığı sebebiyle çalışma gücünü yitirip kazanç düzeyinin düştüğünü, hayatı boyunca bakıcı yardımına muhtaç hale geldiğini, müvekkilleri ... ve ...’in ise okuyup iyi bir duruma gelebilmesi için her türlü fedakarlığı yapan anne ve baba olup, bu durumdan yıkıldıklarını, ileriki yıllarda çocuklarından gelebilecek maddi desteklerini kaybettikleri gibi kazadan sonra da çok fazla masraf yaptıklarını, müvekkillerinini acı ve ıstırap yaşadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ... için 5.000 TL, ... için 100 TL, ... için 100 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 5.200 TL maddi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari faiz ile, ... için 100.000 TL, ... için 20.000 TL ve ... için 20.000-TL olmak üzere toplam 140.000 TL manevi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile ... için maddi tazminatı 58.833,18 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davacı ...’nin, 21.02.2005 tarihinde trenin Kayaş istasyonuna girmesi esnasında ve tren henüz hareket halinde iken trenden inmek istemesi üzerine kazanın meydana geldiğini, davacının kendi kusurlu hareketiyle bu sonuca sebebiyet verdiğini, davalının kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı ...’nin 21.02.2005 tarihinde bindiği banliyö treninin Kayaş istasyonuna yaklaşması esnasında kendi güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde tren tam olarak istasyonda durmadan inmeye çalıştığı sırada tren ile peron arasındaki boşluğa düşerek yaralandığı, kaza neticesinde %59,51 oranında işgücü kaybına uğradığı, davacının kazanın meydana gelmesinde %70 oranında kusurlu bulunduğu, davalının tren ve peron arasındaki açıklığın insan ayağı girmeyecek boyutta olması ve her ne suretle olursa olsun hareket halindeki trenin kapılarının yolcular tarafından açılamaması için tüm önlemleri alması, gerekli anonsları yapması gerektiği halde, bu önlemleri almayarak kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davacı ... için 58.833,18 TL maddi tazminatın 21.02.2005 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline, davacılar ... ve ... için maddi tazminat taleplerinden feragat edilmesi nedeniyle davanın reddine, olayın oluş şekli, tarafların karşılıklı kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları ile davacıların kaza sebebiyle duydukları elem ve ıstırabın derecesi de nazara alınarak davacı ... için 10.000 TL, davacılar ... ve ... için 5000'er TL'nın 21.02.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/10801 Esas, 2011/3824 Karar sayılı ilamıyla davacılardan ... yararına bozulmuştur. Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.