Hukuk Genel Kurulu 2013/2233 E. , 2015/2483 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.04.2012 gün ve 2011/164 E., 2012/139 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.11.2012 gün ve 2012/12338 E., 2012/13178 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı, dava konusu 909 pa…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2233 E. , 2015/2483 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tapu kaydında düzeltim” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.04.2012 gün ve 2011/164 E., 2012/139 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 12.11.2012 gün ve 2012/12338 E., 2012/13178 K. sayılı ilamı ile; (...Davacı, dava konusu 909 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “İsmail oğlu Ahmet” olarak yazılan kimlik bilgilerinin, “Ahmet oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin 21.01.2010 tarihli ve 2009/13982 - 2010/313 sayılı ilamında özetle “…İsminde düzeltme yapılması istenen 909 parsel sayılı taşınmazın 896/927 pay maliki “İsmail oğlu Ahmet”e ait müstakil veya vukuatlı bir aile nüfus kaydı da bulunamamıştır. Bu kişinin varlığını ortaya koyan bir veraset ilamı da mevcut değildir. Davacıların iddiası, tapu kayıt malikinin baba adının “Ahmet” olduğu biçiminde gelişmiştir. Bu nedenle, “İsmail oğlu Ahmet” hakkında ahvali şahsiye sicillerinden bilgi alınıp alınamayacağı araştırılmalı, bilgi alınabilecek sicil belirtilmesi halinde bu yerden nüfus kayıt örneklerinin getirtilmesi gerekir. “İsmail oğlu Ahmet” kayden tespit edilemez ise, iddiaya kanıtlanabilir bir dava olduğu nazarı ile bakılarak kanıtların değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca, davacıların murisi “Ahmet oğlu Ahmet”e ait anne, baba, kardeşleri gösterir nüfus kayıt örneği getirtilerek, Mayıs 307 tarih ve 12 numaralı tapu kaydındaki maliklerle bağlantılı olup olmadığı incelenmelidir. Mahkemece, yukarıda açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan eksik araştırma ve inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece önceki kararda direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 20.04.2011 tarihli ve 2011/69-217 sayılı kararı ile özetle “… bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır…” şeklinde mahkeme direnme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.