Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/867 E. , 2024/2277 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/867 Karar No : 2024/2277 DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1- ... İdaresi Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- ... Üretim ve Ticaret A.Ş.. (...) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki 5.374,67 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın, 4046 sayılı Özelleştirme Uygul…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/867 E. , 2024/2277 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/867 Karar No : 2024/2277 DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALILAR : 1- ... İdaresi Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- ... Üretim ve Ticaret A.Ş.. (...) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki 5.374,67 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin son teklif verme tarihi 18/01/2023 olan ihalenin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın mülkiyetinin ihtilaflı olduğu, İstanbul Kadastro Mahkemesi'nin 2022/141 esasına kayıtlı dosyada görülen davanın halen derdest olduğu, davaya konu olan taşınmazın ihaleye konu edilmesinin telafisi imkansız zararlara neden olacağı, taşınmazın tapu tescil davası sonrasında kendi üzerine tescil edilebileceği, ihaleyi kazanan firma ile ileride ihtilaf yaşanmaması adına ihalenin iptali gerektiği, Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için öngördüğü süre 04/10/2015 tarihinde dolduktan sonra yeni bir karar alınmaksızın yapılan özelleştirme ihalesinin dayanağı bir kararın bulunmadığı, ihalenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMALARI :Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığı araştırılarak, süresinde açılmadıysa süre aşımı yönünden; davacının davanın açılmasında hukukî menfaati bulunmadığından ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, uyuşmazlığa konu taşınmaz ihaleye çıkarılmadan önce davacı tarafından açılan tapu tescili davasının sonucunun beklendiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... esasına kaydedilen dosyada yapılan temyiz incelemesinde davacının iddiaları ele alınarak oldukça kapsamlı yazılan onama kararıyla ihtilafın sona erdirildiği, bu sebeple söz konusu taşınmazın aslen ihtilaflı olmadığı, davacı tarafından olağan yargılama yolları halihazırda tüketilmiş olmasına rağmen ihtilaf olarak nitelendirilen davaların, tapuda davalı şerhinin konulması ve yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkin olduğu, dava konusu işlemin dayanağı olan özelleştirme kapsam ve programına alma kararının usul ve yasaya uygun olduğu, ihaleye çıkma işleminin hukuka uygun olduğu, davacının ihaleye katılmasına bir engel bulunmadığı, ihaleye ilişkin ilanların gerekli mercilerce yapıldığı ve internet sitesinde yayımlandığı, 22/10/2020 tarih ve 3118 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme kapsam ve programındaki taşınmazın özelleştirme süresinin 31/12/2025 tarihine kadar uzatıldığı, dava konusu işlemin kanuni dayanağının bulunduğu savunulmuştur. ... tarafından, öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığından süre aşımı nedeniyle, davacının davanın açılmasında hukukî menfaati bulunmadığından, ehliyet yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karşı dava açılmadığı, hukuken geçerli olan bu karar gereği yapılan ihalenin hukuka uygun olduğu, özelleştirme kapsam ve programında olan taşınmazın özelleştirme süresi uzatıldığı için sürenin geçtiği yönündeki iddianın yerinde olmadığı, davacının aynı taşınmaza ilişkin daha önce verilmiş mahkeme kararlarını görmezden gelerek dava açtığı ve yargıyı meşgul ettiği, taşınmazın Hazine adına tesciline yönelik davanın davacı aleyhine sonuçlandığı ve kesinleştiği, derdest olduğu ileri sürülen davanın ise Hazine lehine sonuçlanan kadastro davasına yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinden ibaret olduğu, dava açılmış olmasının taşınmazın satışını ve özelleştirilmesini engellemeyeceği, ihalenin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava; İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki ... metrekare yüzölçümlü taşınmazın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri kapsamında satış yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin son teklif verme tarihi 18/01/2023 olan ihalenin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca dava dilekçesi "ehliyet" yönünden de incelenmektedir. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari işlemin davacının meşru, kişisel ve güncel menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. Yukarıda yer verilen, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca, davacının sübjektif ehliyetinin ortaya konulabilmesi için söz konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta; İstanbul ili, Eyüp ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın (6.022 m²) Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığı, ... tarih ve ... sayılı yazıyla, %100 hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı' na ait olan Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A,Ş. adına devri yapılarak 13/06/2017 tarihinde tapuda tescilinin gerçekleştirildiği, böylece bu devir ile özelleştirme işlemlerinin gerçekleştirildiği, bahse konu taşınmaz 4046 sayılı Kanunun 17/B maddesi uyarınca ÖİB'nın tasarrufunda iken özelleştirme ihalesine ilişkin ilanın 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, son teklif verme tarihinin 18/01/2023 olduğu ve 31/01/2023 tarihinde nihai olarak sonuçlandırıldığı, davacının söz konusu taşınmazı hak sahibinden temlik aldığını ileri sürerek 24/01/2023 tarihinde bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; söz konusu taşınmazın, senetsiz satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davada taraf olmayan üçüncü şahıs adına kadastro tespitinin yapıldığı, bu tespitin iptali istemiyle Maliye Hazinesi'nce açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı ...'ün haklarını temlik aldığını ileri sürdüğü ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nce bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla söz konusu taşınmazın bu sefer Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, bu kararın Yargıtay tarafından onandığı ve tashihi karar talebinin de reddedilerek 31/06/2006 tarihinde kararın kesinleştiği, daha sonra davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16/03/2002 tarihinde verdiği kararla taşınmazı tapuda adına tescil edilmesine karar verilen ...'den temlik aldığından kendini hak sahibi görerek yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu ve bu talebinin de ... Kadastro Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, daha sonra davacı tarafından ... sayılı parselin tapu kaydına 2/B arazisi olduğu ve davacı adına zilyetlik şerhi konulması talebi ile açılan davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin, ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kaldırılarak, davaya konu taşınmazın, öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerden olmadığı sabit olduğundan, 2/B çalışmaları, kullanım kadastrosu, güncelleme çalışmalarının yapılamayacağı, 1016 sayılı bu parselin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:..., K:... sayılı kesinleşen ilamı neticesinde, Hazine adına tescil edilmiş olduğu, parselin 6292 sayılı Kanun ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesine ve güncellemeye konu yerlerden olmadığı gerekçesiyle davacı lehine verilen zilyetlik şerhinin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile temyiz isteminin reddedilerek onandığı ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın açılış tarihi olan, 24/01/2023 tarihinde İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu ve %100 hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ait olan ... Üretim ve Ticaret A,Ş. adına devri yapılarak 13/06/2017 tarihinde tapuda tescilinin gerçekleştirildiği sabit olduğundan ve ayrıca davacının açtığı davaların da yukarıda bahsedilen, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı aleyhine kesinleştiği, böylelikle derdest bir ihtilaf bulunmadığı, sonuç itibarıyla söz konusu taşınmaz üzerinde hak sahibi olmadığı anlaşılan davacının, bu davayı açmakta meşru, kişisel ve güncel bir menfaati bulunmamaktadır. Kaldı ki davacının daha önce aynı konuya ilişkin olarak açtığı davada; Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 28/01/2021 tarih ve E:2018/1612, K:2021/352 sayılı kararı ile taşınmazın ihtilaflı olması gerekçesiyle davacının davası esastan görülmüş ve davanın reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile uyuşmazlığa konu İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış yöntemiyle özelleştirilmesine ve özelleştirme işlemlerinin 2 (iki) yıl içinde tamamlanmasına karar verilmiş; 22/10/2020 tarih ve 3118 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla bu süre en son 31/12/2025 tarihine kadar uzatılmıştır. Anılan taşınmaz özelleştirme işlemleri için %100 hissesi Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na ait olan ... Üretim ve Ticaret A.Ş.'ye devredilerek 13/06/2017 tarihinde tapuda tescili gerçekleştirilmiş, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 17/12/2022 tarih ve 32046 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ilanla, taşınmazın 4046 sayılı Kanun kapsamında "satış" yöntemiyle özelleştirileceği duyurulmuştur. Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin son teklif verme tarihi 18/01/2023 olan ihalenin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği iddiasıyla bakılan dava açılmıştır. 15 teklif verilen ihale 31/01/2023 tarihinde teklif sahipleriyle yapılan nihai pazarlık görüşmesi sonucunda, 632.000.000,00-TL üzerinden en yüksek teklifi veren istekli üzerinde bırakılmış ve aynı tarihli ihale komisyonu kararıyla Cumhurbaşkanı'nın onayına sunulmuştur. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usûle yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiş; 2. maddesinde, özelleştirme uygulamalarında esas alınacak ilkeler düzenlenmiş ve maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Kuruluşların özelliklerine ve içinde bulundukları şartlara göre özelleştirme yöntemlerinin belirlenmesi" ilkesinin esas alınacağı; son fıkrasında, maddede belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda alınacak kararlarda öncelikler ile bunların tabi olacağı özelleştirme uygulamalarına ilişkin esas ve usullerin kuruluşların nitelikleri ve ülke ekonomisinin gerektirdiği şartlar da dikkate alınarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca belirleneceği kurala bağlanmış; 3. maddesinin ikinci fıkrasında Kurul'un görevleri sayılarak, (a) bendinde, Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasının, (c) bendinde, kuruluşların, satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin, (d) bendinde, özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni haklarının tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihai kararları onaylamanın Kurul'un görevleri arasında olduğu belirtilmiş; ''Özelleştirme Yöntemleri, Değer Tespiti, İhale Yöntemleri'' başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde, özelleştirme yöntemleri belirlenmiş; (C) bendinde, (A) bendinde yer alan özelleştirme yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin ihale işlemlerinin bu Kanun'a göre oluşturulan ihale komisyonları tarafından yürütüleceği kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 17. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendinde, "Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlardan; mali ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlanmalarına karar verilenlerin bu hazırlık işlemleri tamamlanıncaya kadar, bunların bağlı oldukları bakanlık veya kurumlar ile ilgileri ve önceki statüleri aynen devam eder. Bunlarla ilgili mali ve hukukî yönden özelleştirmeye hazırlık işlemleri Kurulca belirlenecek kuruluş veya kuruluşlar tarafından yürütülür. Özelleştirmeye hazırlık işlemleri tamamlananlar Kurul'un vereceği yeni bir karar ile özelleştirme programına alınır. Bu şekilde hazırlıkları tamamlanarak özelleştirme programına alınanlar ile doğrudan özelleştirme programına alınanlar (bağlı ortaklıkların iştirak payları ve varlıkları ile bağlı ortaklık statüsünde olmayan, ancak sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait kuruluşların iştirak payları ve varlıkları hariç), Kurul kararının alındığı tarihte başka bir işleme gerek olmadan ve bedel alınmaksızın İdareye devredilmiş sayılır. Özelleştirme programına alınarak İdareye devredilen kuruluşlar buna ilişkin Kurul kararı tarihinden itibaren bağlı oldukları bakanlık veya kurumla ilişkileri kesilerek idareye bağlanmış sayılır." kuralına yer verilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinde sayılan "kuruluşların" ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilebileceği, kuruluşların; satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemenin ve özelleştirme programına alınan kuruluşların "satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflarla gerçek ve/veya özel hukuk tüzel kişilerine devredilmesi" yöntemleriyle yapılan ihaleler sonucunda ihale komisyonlarınca verilen nihaî kararları onaylamanın Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun (Cumhurbaşkanı) görevleri arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mülkiyeti ... Üretim ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... Mahallesi, ... sayılı parseldeki 5.374,67 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ve satış yönetimiyle özelleştirilmesine karar verildiği, özelleştirme işlemlerinin tamamlanmasına ilişkin sürenin 22/10/2020 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla en son 31/12/2025 tarihine kadar uzatıldığı, 4046 sayılı Kanun'da verilen yetki uyarınca taşınmazın satışına ilişkin olarak pazarlık usulüyle ihaleye çıkıldığı, 15 teklif verilen ihalenin 632.000.000,00-TL üzerinden en yüksek teklifi veren istekli üzerinde bırakıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, 4046 sayılı Kanun'da yer alan usul ile ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama amacına uygun olarak gerçekleştirilen dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazla ilgili ... Mahkemesi'nin ... sayılı esasına kayıtlı davanın derdest olduğu gerekçesiyle söz konusu taşınmazın satışa çıkarılmasının 4046 sayılı Kanun'a uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de, davacının belirttiği davanın, ihaleye konu taşınmazın Hazine adına tesciline ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih E:..., K:... sayılı kararına yönelik yargılamanın yenilenmesi talebinden ibaret olduğu, davacı lehine verilmiş herhangi bir kararın bulunmadığı, aksine daha önce aynı taşınmazın tescili ve kadastro çalışmaları bakımından yargılamanın iadesi talebiyle açılan davaların reddedildiği görüldüğünden, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.