8. Hukuk Dairesi 2017/2790 E. , 2017/10860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dilekçesinde, davacının babası Türk vatandaşı olan ... ile Suriye vatandaşı ... aynı kişi oldukkarının ve Suriye vatandaşı davacı .
**8. Hukuk Dairesi 2017/2790 E. , 2017/10860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, dilekçesinde, davacının babası Türk vatandaşı olan ... ile Suriye vatandaşı ... aynı kişi oldukkarının ve Suriye vatandaşı davacı ...'nin bu kişilerin kızı olduğunun tespitini istemiş; Mahkemece, aynı kişi olduklarının tespiti talebi yönünden davanın kabulüne, davacının ilgili kişilerin kızı olduğunun tespiti talebi yönünden Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince iddiayı destekler nitelikte rapor düzenlenememesi ve tanık beyanlarının tek başına yeterli olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava Nüfus Hizmetleri Kanunundan kaynaklanan tespit istemine aittir. 1-Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesine göre, Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine (ad ve soyadı değişikliği davaları dahil) ilişkin davalarda nüfus müdürü veya memurunun bulunması ve kararın onların önünde verilmesi zorunludur. Mahkemenin oluşumuna ilişkin bu kanun hükmü dikkate alınmadan nüfus idaresi temsilcisinin yokluğunda yargılama yapılarak karar verilmesi, 2-Davacının teyzesi torunundan ve davacının annesinin amcasının torunundan alınan kan örnekleri ile DNA testi yapılması istenmiş, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince bu donelerle taleple ilgili sonuca gidilemeyeceği bildirilmiş ve mahkemece bu olumsuzlukta esas alınarak dava reddedilmiş ise de; Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgili olup bu kayıtlarındaki düzeltme ve değişikliklere ait davalarda, Mahkemelerin, taleple bağlı kalmadan, resen de yapacağı araştırma ile hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Dosyada mevcut nüfus kayıtları incelendiğinde, Türkiye ve Suriye nüfus kayıtları anne-baba ve dört çocuk yönünden örtüşmekte ise de, Çocukların dördü (davacı dahil) Suriye kayıtlarında mevcut olup, Türkiye'deki Nüfus kaydında bulunmamaktadır. Kayıtlarındaki bu benzerlik dikkate alınarak Hasan Fehmi ve Kevser'in bütün mirasçıları davaya dahil edilip,iddia ile ilgili olarak kan bağı yönünden davacıya en yakın derecedeki akrabalarından alınacak örneklerle DNA testi yaptırılıp, toplanacak delillere göre bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.