10. Ceza Dairesi 2023/13543 E. , 2024/26041 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ: ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksi…
**10. Ceza Dairesi 2023/13543 E. , 2024/26041 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ: ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği hükmün, istinaf edilmeksizin 21.01.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/26922 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63350 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63350 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen sanığın evvelce 25.04.2016 tarihinde işlediği "uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak" suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2016 tarihli ve 2016/57570 soruşturma, 2016/2100 sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 14.04.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/228 esas, 2017/362 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.03.2018 tarihli ve 2017/2522 esas, 2018/497 sayılı kararı ile suça konu esrar maddesinin sanığa ait olduğuna dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu hâliyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığı, Ayrıca, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2016 tarihli ve 2016/57570 soruşturma, 2016/2100 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, bu karara müteallik Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı ve uyarı yazılarının şüphelinin doğrudan mernis adresine tebliğ edildiği ve bu hâli ile kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşemediği gibi kesinleşemeyen karar üzerine denetim süresinden ve bu sürenin işlemeye başladığından da söz edilemeyeceği cihetle, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 28.06.2020 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2021 tarihli ve 2020/103933 Soruşturma, 2021/24962 Esas, 2021/15863 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; sanık hakkında daha önce Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/228 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.01.2022 tarihli ve 2021/567 Esas, 2022/69 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. İncelemeye konu suç öncesinde; 1. Şüphelinin 25.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 29.09.2016 tarihli ve 2016/57570 Soruşturma, 2016/2100 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2017 tarihli ve 2016/57570 Soruşturma, 2017/10217 Esas, 2017/7708 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/228 Esas, 2017/362 Karar sayılı kararı ile, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu, 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.03.2018 tarihli ve 2017/2522 Esas, 2018/497 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. D. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca "kamu davasının açılmasının ertelenmesi", TCK’nın 191/3. maddesi uyarınca "erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulması" kararı verilmesini takiben, TCK’nın 191/4. maddesinde yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Ancak; erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatına karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraata konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilmesi gerekecektir. Somut olayda; şüphelinin 25.04.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.09.2016 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâl edilmesi nedeniyle 14.04.2017 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/228 Esas, 2017/362 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kaldırılarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.03.2018 tarihli ve 2017/2522 Esas, 2018/497 Karar sayılı kararı ile, atılı suçun sabit olmaması nedeniyle sanığın beraatına kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraata konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı bulunmadığından, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ve 2021/567 Esas, 2022/69 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.