14. Hukuk Dairesi 2016/10486 E. , 2019/3251 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.09.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil ile karşı dava olarak temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; karşı davanın reddine dair verilen 02.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan …
**14. Hukuk Dairesi 2016/10486 E. , 2019/3251 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.09.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil ile karşı dava olarak temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; karşı davanın reddine dair verilen 02.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteğinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; birleştirilen dava TMK'nin 725. maddesine dayalı temliken tescil isteklerine ilişkindir. Davacı- birleştirilen dava davalısı; kayden maliki bulunduğu 833 parsel sayılı taşınmaza, davalılara ait taşınmazdaki taşkın inşaat sebebiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur. Davalılar-birleştirilen davanın davacıları; asıl davanın reddini savunmuşlar, birleştirilen davalarında; dava konusu yere iyiniyetle ev yaptıklarını belirterek tapunun iptaliyle adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabul- kısmen reddi ile davacının taşınmazına davalılar tarafından yapılan 54,30 m2’lik müdahalenin menine, ilgili kısmın kaline ve davacı lehine 500,00TL ecrimisile; temliken tescile ilişkin karşı davanın ise davalılar iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar- karşı davacılar vekili temyiz etmiştir. Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nin 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nin 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.