10. Ceza Dairesi 2023/13377 E. , 2024/22737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 17.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın
**10. Ceza Dairesi 2023/13377 E. , 2024/22737 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 17.03.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3911 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61482 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2023 tarihli ve KYB-2023/61482 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 05.02.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2019 tarihli ve 2019/1975 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilerek anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olarak alınan Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/80 Esas, 2017/268 Karar sayılı dosyasının sanık ... ile ilgisinin olmadığı, sanık hakkında, 17.01.2015 tarihli benzer eylemi nedeni ile açılan kamu davasında Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesince 10.05.2016 tarih 2016/153 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile beraatine hükmedildiği ve bu kararın 03.06.2016 tarihinde kesinleştiği, bununla beraber incelemeye konu dosya ile birleşmesine karar verilen sanığın 04.07.2019 tarihli benzer eylemi nedeni ile açılan Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/563 Esas 2020/59 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin incelemeye konu dosyadaki suç tarihinden daha sonra olduğu ve bu eylemle ilgili olarak da kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği anlaşılmakla; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/14504 Esas, 2022/616 Karar sayılı ilamında "... erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi halinde, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirecek ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacak, bu nedenle “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekecektir..." şeklindeki açıklamalar karşısında; Sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olarak alınan Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/80 Esas 2017/268 Karar sayılı dosya sanığının Süleyman Arslan isimli kişi olup resmi evrakta sahtecilik sebebi ile açılmış bir kamu davası olup sanık ... ile ilgisinin olmadığı, ayrıca sanığın evvelce 17.01.2015 tarihinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca 2015/5963 hazırlık numaralı dosya üzerinden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmesi nedeniyle 18.02.2016 tarihli iddianame ile kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere "durma kararı" verilerek, sanık hakkında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.02.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmada, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2019 tarihli ve 2019/1975 Soruşturma, 2019/22133 Esas, 2019/15580 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, B. Şüpheli hakkında, 04.07.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturmada, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2019 tarihli ve 2019/89613 Soruşturma, 2019/31386 Esas, 2019/22329 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2019/563 Esas, 2020/59 Karar sayılı kararı ile 2019/472 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği, C. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.03.2021 tarihli ve 2019/472 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 17.01.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 05.03.2015 tarihli ve 2015/5963 Soruşturma, 2015/315 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmaması nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/6455 Esas sayılı iddianamesi ile Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3.Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının 03.06.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olarak alınan Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/80 Esas ve 2017/268 Karar sayılı dosya sanığının Süleyman Arslan isimli kişi olup resmi evrakta sahtecilik suçu nedeniyle açılmış kamu davası olduğu ve sanık ... ile ilgisinin olmadığı, ayrıca sanık hakkında önceden 17.01.2015 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.03.2015 tarihli ve 2015/5963 Soruşturma, 2015/315 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle kamu davası açılması üzerine, Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/153 Esas, 2016/311 Karar sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının kesinleştiği, bu haliyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, sanığın beraatine karar verilmesi ve beraat kararının kesinleşmesi nedeniyle, beraate konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliğinin kalmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" verilmeden açılmış olan kamu davasında, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma kararı" verilerek, sanık hakkında 05.02.2018 ve 04.07.2019 tarihli suçlar nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Sanığın adli sicil kaydında görülen Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarihli ve 2022/377 Esas, 2022/474 Karar sayılı kararına karşı olağanüstü kanun yollarına gidilmesi hususunda Mahkemesince ihbarda bulunulması mümkün görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2021 tarihli ve 2019/472 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.