Başvuru, hükümlü olan başvurucunun avukatlarıyla görüşmesinin engellenmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hükümlü olan başvurucunun avukatlarıyla görüşmesinin engellenmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 17/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: 1949 doğumlu olan başvurucu, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) "silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan" hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucunun mahkûmiyet şartlarıyla ilgili olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) ilettiği şikâyetleri hakkında 18/3/2014 tarihinde karar (bkz. Öcalan/Türkiye (2), B. No: 24069/03, 197/04, 6201/06 ve 10464/07, 18/3/2014) verilmiştir. Başvurucunun iddiasına göre; anılan kararın AİHM Büyük Daire nezdinde üç aylık itiraz süresinin başladığı 19/3/2014 tarihinden, başvurunun yapıldığı tarihe kadarBüyük Daireye yapılacak başvuruyla ilgili avukatlarıyla dokuz görüşme talebinde bulunulmuştur. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca (Savcılık) ''hava muhalefeti'' veya ''gemi arızası'' nedenlerine dayanılarak başvurucunun taleplerinin şifahi olarak reddedildiği başvurucu tarafından ileri sürülmüştür. Zaman zaman İmralı Adasına hareket noktası olan Gemlik Jandarma Komutanlığınca da görüşmenin gerçekleşmeyeceğinin başvurucunun avukatlarına bildirildiği belirtilmiştir. Başvurucu 17/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.Başvurucunun, şikâyet ettiği konuyu kaldığı İnfaz Kurumu Müdürlüğüne yazılı ya da sözlü olarak ilettiğine veya bu hususta infaz hâkimliğine başvuru yaptığına dair başvuru formu ve eklerinde bir bilgiye yer verilmediği gibi başvuru dosyasına herhangi bir belge de eklenmemiştir. Başvurucu, avukatları aracılığıyla 12/6/2014 ve 18/6/2014 tarihlerinde AİHM'e ulaşan dilekçeleriyle yukarıda bahsedilen (bkz. § 10) kararın Büyük Daire tarafından incelenmesini talep etmiştir. 13/10/2014 tarihinde talep reddedilmiştir. A. Ulusal Hukuk 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı HakkındaKanun’un "Avukat ve noterle görüşme hakkı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:''Hükümlü, avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahiptir.'' 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “İnfaz hâkimliklerinin görevleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İnfaz hâkimliklerinin görevleri şunlardır : Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikayetleri incelemek ve karara bağlamak....'' 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliğine şikâyet ve usulü" kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümleri şöyledir:"Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle bu işlem veya faaliyetlerin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün, herhalde yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurulabilir....Şikayet yoluna, kendisi ile ilgili olmak kaydıyla hükümlü veya tutuklu ya da eşi, anası, babası, ayırt etme gücüne sahip çocuğu veya kardeşi, müdafii, kanuni temsilcisi veya ceza infaz kurumu ve tutukevi izleme kurulu başvurabilir...." 4675 sayılı Kanun'un "İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar" kenar başlıklı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları şöyledir:"İnfaz hâkiminin kararlarına karşı şikâyetçi veya ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından, tebliğden itibaren bir hafta içinde Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre acele itiraz yoluna gidilebilir.İtiraz, infaz hâkimliğinin kurulduğu yer ağır ceza mahkemesine yapılır. İnfaz hâkimi aynı zamanda bu mahkemenin üyesi olduğu takdirde itirazla ilgili karara katılamaz."B. Uluslararası Hukuk Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında REC (2006) 2 Sayılı Tavsiye Kararları'nda hükümlü ve tutukluların avukatları ile ilişkilerine dair kısmı şöyledir:“Hukuki Danışmanlık Bütün mahpuslara hukuki danışmanlık alma hakkı tanınır. Cezaevi yetkilileri onlara bu hakkı kullanmalarında makul kolaylıklar sağlamalıdır. Mahpuslar herhangi bir hukuki mesele hakkında kendi seçtikleri ve ücretini ödedikleri bir hukuki danışmana başvurabilirler. Kabul edilmiş ve ücretsiz bir hukuki yardım uygulaması olması halinde, yetkililer bunu tüm mahpusların dikkatine sunmalıdır. Mahpuslar ve hukuki danışmanları arasında hukuki konularda yapılan görüşmeler, yazışmalar ve diğer iletişimler gizli tutulmalıdır. Ciddi bir suçun işlenmesinin önlenmesi ya da cezaevi emniyet ve güvenliğinin esaslı bir biçimde ihlal edilmesinin engellenmesi için, adli bir merci tarafından istisnai hallerde bu gizliliğe kısıtlamalar getirilebilir. Mahpuslar, mahkeme işlemleri ile ilgili belgelere ulaşabilmeli veya bunları yanlarında bulundurmalarına izin verilmelidir.''