(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/402 E. , 2011/2010 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 24 parsel sayılı 811,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici taksim, satış, hibe, taksim ve
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/402 E. , 2011/2010 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 24 parsel sayılı 811,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, harici taksim, satış, hibe, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kamulaştırılan alan içinde kaldığı, bir bölümünün denizin doldurulması suretiyle kazanıldığı, bir bölümünün ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kayalık yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile gösterilen bölümünün paftasında yol olarak gösterilmesine, (C) harfi ile gösterilen bölümünün tespit dışı bırakılmasına, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli parselin tespit dayanağı olan tapu kaydının kapsamında kaldığı, (A) harfi ile gösterilen bölümünün yol olarak kamulaştırıldığı, (C) harfi ile gösterilen bölümün denizin doldurulması ile kazanıldığı, (B) harfi ile gösterilen bölümün tarıma elverişli arazi olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı tarafın temyiz istemi, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümüne, Hazinenin temyizi ise davalı adına tescile karar verilen (B) harfi ile işaretli bölüme yönelik olup, Mahkemece tespit dayanağı olan tapu kaydı mahalline yeterli şekilde uygulanıp kapsamı belirlenmemiş, tapu uygulamasında çekişmeli taşınmazı kenardan çevreleyen komşu parsellerin dayanağını oluşturan kayıtlardan yararlanılmamış, içtihadı birleştirme kararına göre kıyı kenar çizgisi belirlenmemiş, taşınmazın niteliği hususunda üç kişilik zirai bilirkişiden görüş alınmayarak, yerel bilirkişinin tapu kaydı hudutları ile ilgili soyut beyanları ile yetinilmesi, tespitin aksi sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilmemiş olması, keşifte ziraatçı bilirkişi görüşüne başvurulmaması nedeniyle yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca sağlıklı sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller istenmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı ve yöreyi iyi bilen şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ./.. 2011/402-2010 S/2 ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai ve jeolog bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tespit dayanağını oluşturan tapu kaydı mevki ve sınırları okunmak suretiyle uygulanmalı, kayıtlarda yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmelidir. Kayıtlarda yazılı olup da yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, böylelikle değişebilir sınırlı tapu kaydının kapsamı sabit sınırlardan başlanmak suretiyle miktarına göre belirlenmelidir. Keşif icrası sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tapu kaydı hudutlarının arz ettikleri özelliklerle taşınmazın tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazdaki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüşü hususundaki beyanlarının zemine uygunluğu, komşu parsellere ait tutanakların edinme sebepleri ve dayanaklarıyla denetlenmelidir. Çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı 28.11.1997 gün ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre uzman bilirkişi kurulundan yararlanılmak suretiyle Adliye Mahkemesince belirlenmeli, ancak idarece belirlenerek kişiye tebliğ edilmiş ve böylece kesinleşmiş ya da İdare Mahkemesinin bu konudaki kararıyla kesinleşmiş bir kıyı kenar çizgisi mevcut ise Adliye Mahkemesince kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi veya İdare Mahkemesi Kararına değer verilmeli, nizalı taşınmazın bulunduğu bölgede idari yönden tespit edilmiş kıyı kenar çizgisi olmadığı belirlendiğinde ise "kıyı kenar çizgisi" üç jeologdan oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ve tapu fen memuru aracılığıyla belirlenmeli ve belirlenen bu çizgi harita mühendisi veya tapu fen memuru sıfatını taşıyan uzman bilirkişinin veya tapu fen memuru sıfatını taşıyan uzman bilirkişisinin krokisine infazda kuşkuya yer bırakmayacak biçimde işaretlettirilmeli, bilirkişiden tapu kaydının kapsamını belirten, keşfi takibe imkan veren ayrıntılı ve gerekçeli krokili rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek temyize konu (B) ve (C) harfi ile gösteriler bölümler hakkında eksik inceleme ve dosya kapsamına uymayan değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, tarafların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...