İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının ...... plaka sayılı aracı ile …
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1- ...... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 2- ...... 3- ...... VEKİLİ : Av... DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının ...... plaka sayılı aracı ile çevre yolu Cad. Hocacihan Mah. Adresinde bulunan Fatih Caddesi Köprülü Kavşağı yan yolunda seyir halinde iken önünde seyreden aracın yavaşlaması ve duraklaması sonucu kontrollü bir şekilde yavaşlayıp durakladığını ancak davacının hemen arkasında gelen ...... plakalı ......'un sevk ve idaresindeki aracın hızını ve takip mesafesini korumaması sebebiyle davacının aracının arkasına hızla çarptığını, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini kusur oranın belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini, taraflarınca sigorta şirketine başvurulduğunu, meydana gelen hasar onarım bedelinin ödeneceğini, değer kaybı tazminatı içinse ihtiyati arabulucuk ile sulh olma teklifinde bulunulduğunu ancak kabul etmediklerini, davacının araçta meydana gelen hasar onarım bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ve davacının kendi imkanlarıyla tamir ettirmek zorunda kaldığını, aracını kullanamadığı için mahrum kaldığı gibi nedenlerle davanın kabulü ile şimdilik 100,00TL hasar onarım bedeli alacağının ve 100,00TL değer kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, şimdilik 100,00TL araç mahrumiyet bedeli alacağından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yalnızca davalı ...... ve ......'tan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... vekili sunulan cevap dilekçesinde özetle; ilgili poliçede maddi tazminat için araç başına 200.000 TL teminat limiti belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının sorumluluğunu her halükarda bu limitle sınırlı olduğunu, davacının kazaya sebep olan aracın tespit edilemediğinden sanki kaza sigortalı araç sebebiyle meydana gelmiş gibi işbu davayı sigortalı araç maliki, sürücüsü ve sigortacısı davalı şirkete yönelttiğini, davacı sigortalı aracın arkadan çarpma sebebiyle kusurlu olduğunu iddia etmekteyse de her durumda arkadan çarpan aracın kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, nitekim somut olayda plakası belirlenemeyen ve olay yerini terk eden 3. Araç trafik güvenliğini tehlikeye atarak hem davacı aracının, hem de sigortalı aracın normal seyir düzenini bozmuş, davacı da ani fren yapmak suretiyle sigortalı aracın kendi aracına çarpmasına sebep olduğunu, davacının aracının 15 yaşında olduğu dikkate alındığından artık hurda araç olarak kabulünün gerektiğini, dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı aracın hiçbir kusurunun bulunmadığından reddini, davacı aracının daha önce yaptığı kaza nedeniyle değer kaybına uğramış olduğu ve aracın yaşı dikkate alınarak davanın reddini, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Davalılar ...... ve ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılara yönelik açılan davayı öncelikle dava şartı arabuluculuğun davalılar yönünden getirilmemesinden reddine karar verilmesini, dava konusu kazanın tutanak altına alındığını ve kusur oranının yapılamadığını, Davacı, davalının aracının arkadan çarpma sebebiyle kusurlu olduğunu iddia etmekteyse de her durumda arkadan çarpan aracın kusurlu olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda plakası belirlenemeyen ve olay yerini terk eden 3. Araç trafik güvenliğini tehlikeye atarak hem davacı aracının, hem de davalının aracının normal seyir düzenini bozduğunu, davacı da ani fren yapmak suretiyle davacının aracının kendi aracına çarpmasına sebep olduğu gibi nedenlerle dava konusu olayda davalıların hiçbir kusuru bulunmadığından reddini, davacı aracının daha önce yaptığı kaza nedeniyle değer kaybına uğramış olduğu ve aracın yaşı dikkate alınarak davanın reddini, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Somut olayda, ...... plakalı araçta KDV dahil 84.707,72TL hasar tazminat tutarının oluştuğu, 09/03/2024 tarihi itibariyle reel değer kaybı tutarının 35.000,00TL olduğu, Davacı araç üzerinde meydana gelen hasar ve yapılan onarımlar dikkate alındığında; aracın onarımının “7'' gün süreceği, bu süreye göre kiralama bedelinin KDV dahil 9.975.-TL olduğu kanaatini bildirir rapor sunulduğu, raporun kanuna ve hukuka uygun olup denetlenebilir olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 30/04/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay 4 HD'nin 2021/23273 esas, 2022/901 karar; 2021/21911 esas, 2023/14297 karar; 2021/14429 esas, 2021/5729 karar; Konya BAM 3. HD 2025/1571 esas 2025/1498 karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. Davanın KABULÜ İLE; Davacının 09/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle oluşan 84.707,72TL hasar bedeli maddi zararının DAVALI ...... A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ...... VE ......'DAN (Kaza tarihi olan 09/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının 09/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 35.000,00TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ...... A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 30/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALILAR ...... VE ......'DAN (Kaza tarihi olan 09/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının 09/03/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 9.975,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ...... VE ......'DAN kaza tarihi olan 09/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...... A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı aracın kazada kusursuz olduğunu, kusur durumuna ilişkin itirazları giderilmeden kara verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalara ilişkin itirazlarının da değerlendirilmediğini, aleyhlerine hükmedilen alacak kalemlerini, faize hükmedilmesini, faiz türünü ve faiz başlangıç tarihini, yargılama harç ve giderlerini ve vekalet ücretini de kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, müvekkili şirket yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...... ve ...... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili ...... kullanımında olan aracın kazada kusursuz olduğunu, kusur durumuna ilişkin itirazları giderilmeden ve değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalara ilişkin itirazların da değerlendirilmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının müvekkilleri yönünden kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazasından kaynaklı hasar bedeli ve araç değer kaybı bedeli istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı davalı sigorta vekilince ve diğer davalılarca kusura ve hesaba yönelik olarak istinaf isteminde bulunulmuştur. -Davalıların Kusura itirazında; 09/03/2024 tarihinde davalı sigorta şirketince sigortalı, sürücüsü davalı ...... olan ...... plakalı kamyonetin , sürücüsü davacı ...... olan ...... plakalı otomobilin arkasına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Davalılarca kazaya sebebiyet verdiği bildirilen plakası alınmayan aracın olay yerini terk ettiği sebebiyle kaza tespit tutanağı düzenlenememiştir. Mahkemece, adli trafik bilirkişi ve sigorta eksperinden alınan 17/02/2025 tarihli raporda; ...... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü ......’ un ise; Olay tarih ve saatlerinde sevk ve idaresindeki aracıyla seyri sırasında önünde duran plakası tespit edilemeyen aracı fark edip bu araca çarpmamak için izlediği şeritten sağa manevra ile orta şeride geçtiği, ancak yine hızından ve takip mesafesini koruyamadığından, hızını da ayarlayamamasından dolayı kendinden önce orta şeride geçen sürücü ......’ in sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobilin arka kısmına aracının ön kısmı ile çarptığı, bu çarpma ile ...... plaka sayılı otomobilin arka kısmında oluşan hasardan dolayı sürücü ......’ un da 2918 Sayılı KTK’ nun 56/c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar. ) trafik kuralını ihlal ettiği, davalı sürücünün aynı yasanın 84/d (arkadan çarpma) kuralını da ihlal ettiği, %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusuru bulunmadığı, görüşünün bildirildiği, raporun, açıklayıcı ve denetime elverişli ve olayla uyumlu olduğu, hükme esas alınmasında yanlışlık bulunmadığı, davalılarca, plakası alınamayan aracın kazaya sebebiyet verdiği bildirilmiş ise de; davalı sürücünün, plakası alınamayan aracın sol şeritte duraklama yaptığı, bu araca çarpmamak için sağ şeride geçtiği beyanı gözetildiğinde dahi davalı sürücünün KTK'nın 56/c.maddesini ihlal ettiğinin açık olduğu, davalı kusursuz olduğundan, davalıların ve dava dışı meçhul araç sürücüsü/işletenenin davacıya karşı müteselsilen sorumlu olacakları, müteselsillik ilkesi gereği davacının, zararının tamamını sorumluların her birinden talep edebileceği de gözetildiğinde, davalıların kusura itirazları yerinde değildir. -Davalıların hasar hesabna itirazında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur. Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlenmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edildiği, 17/02/2025 tarihli raporun, değişik iş dosyasından alınan rapor ile ve hasarla uyumlu olduğu, yargıtay içtihatlarına göre hazırlandığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekmiştir. -Değer kaybına itirazının incelenmesinde; Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir. Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun olup istinaflar yersizdir. Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalıların yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalılar ...... ve ...... vekilinin ve davalı ...... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.858,63 TL harçtan peşin alınan 2.214,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.643,97 TL harç giderinin davalı ......'tan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Alınması gereken 8.858,63 TL harçtan peşin alınan 2.214,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.643,97 TL harç giderinin davalı ......'tan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Alınması gereken 8.177,23 TL harçtan peşin alınan 2.044,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.132,92 TL harç giderinin davalı ......'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan masrafların kendileri üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.