Hukuk Genel Kurulu 2013/2219 E. , 2014/411 K. "" MAHKEMESİ : Bursa 5.İş Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2013 NUMARASI : 2013/393 E-2013/386 K. Taraflar arasındaki “ manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 5.İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.02.2012 gün ve 2011/248 E.-2012/46 K sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 19.03.2013 gün ve 2012/10468 E.-2013/5116 K. sayılı i…
**Hukuk Genel Kurulu 2013/2219 E. , 2014/411 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa 5.İş Mahkemesi TARİHİ : 13/06/2013 NUMARASI : 2013/393 E-2013/386 K. Taraflar arasındaki “ manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 5.İş Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.02.2012 gün ve 2011/248 E.-2012/46 K sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’nin 19.03.2013 gün ve 2012/10468 E.-2013/5116 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere , hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacılar murisi İ.. G..'ın 19.01.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaşamını yitirdiği olayda kazalının %30, davalı işverenliğin %70 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. B.K'nun 47.Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına hükmedilen 12.500.00-TL manevi tazminatın az takdir edildiği ortadadır. 3-Murisin çocukları olan davacılar A.. G..,S.. T.. ve S.. A..'ın manevi tazminat istemlerinin evlenerek evden ayrılmaları ve manevi ızdırap çektiklerine ilişkin delil de bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş olması ise açıkça 818 Sayılı Borçlar kanunun 47 ve halen yürürlükte olan 6098 Sayılı Borçlar Kanunun 56/2. maddesine açıkça aykırıdır. Murisin ölümünden sonra çocuklarının duyacakları üzüntü ve kederin varlığının murisle aynı evde olmamalarına bağlanması hukuk uygulamalarına açıkça aykırı olup bu davacılara da manevi tazminat takdiri gerektiği ortadadır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.