2. Hukuk Dairesi 2016/20034 E. , 2018/7499 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafaka, ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle…
**2. Hukuk Dairesi 2016/20034 E. , 2018/7499 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, manevi tazminat, nafaka, ziynet alacağı ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı ( TMK m.166/1-2) boşanma davasında davalının, davayı kabul beyanının hukuki sonuç doğurmayacağı, mahkemece davacı erkeğin kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına karşılık davalı kadının da çevresindekilere eşi ile ilgili şikayette bulunduğu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının az da olsa kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 3- Boşanma davalarında vekalet ücreti davanın kabul veya reddi halinde hükmedilir. Kusur dağılımı vekalet ücretinin taktirdirinde esas alınamaz. Davacının boşanma davası kabul edildiğine göre davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 4-Davalı kadın, karşı dava dilekçesi vermeyip 09.04.2015 tarihli davaya cevap dilekçesi ile birlikte ziynet eşyalarının tarafına iadesini talep etmiş adli yardım talebinde de bulunmuştur. Mahkemece davalının adli yardım talebi kabul edilmiş,yapılan yargılama sonunda ise kadının ziynet eşyası alacağının kabulüne karar verilmiştir. Davalının davaya cevap dilekçesinde ileri sürdüğü ziynetlerle ilgili açılmış usulüne uygun bir davası veya karşı davası bulunmamaktadır. Usulüne uygun açılmış bir dava olmaksızın, hakim kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK m.24/1). Bu sebeple, mahkemece kadının ziynetlere yönelik talebi ile ilgili olarak “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verileceği yerde, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.06.2018 (Prş.)