Ceza Genel Kurulu 2017/436 E. , 2018/527 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 413-86 Sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince, 16.02.2011 tarih ve 319-65 sayı ile, ölüm neticeleri ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle, oğlu olan ...'ın ölümünün münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir ceza…
**Ceza Genel Kurulu 2017/436 E. , 2018/527 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 12. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 413-86 Sanık ... hakkında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince, 16.02.2011 tarih ve 319-65 sayı ile, ölüm neticeleri ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle, oğlu olan ...'ın ölümünün münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açtığı gerekçesiyle oğlunun ölümüne neden olmasından dolayı TCK'nın 22/6. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, ailevi yakınlığının olmadığı ...'nun ölümünden dolayı ise taksire dayalı kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Hükümlerin Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 12. Ceza Dairesince 10.06.2013 tarih ve 27674-15625 sayı ile; "Sanığın demir doğrama ustası olduğu,..... isimli komşusu ile.....'in evinin çatısına demir sundurma döşeme konusunda anlaştıkları, olay günü sanığın oğlu ... ve sanığın işçisi ...'ın çatıda çalışmaya başladıkları, iş sahibinin ve sanığın komşusu olan ...'nun yardım etmek amacı ile işe katıldığı, hep beraber demir doğramaları çatıya çektikleri sırada demirin elektrik tellerine temas etmesi sonucu her üç şahsın elektrik akımına kapıldıkları, sanığın oğlu ... ve yardıma gelen ...'nun öldükleri, ...'ın yaralandığı ve şikâyetçi olmadığı olayda; TCK'nın 22/6-1. cümlesinin uygulanabilmesi için taksirle hareket sonucu neden olunan neticenin, münhasıran sanığın kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açması gerektiği, böyle bir netice ile birlikte başka bir neticenin de meydana gelmiş olması hâlinde anılan fıkra ile uygulama yapılamayacağı, ayrıca taksirli eylemden doğan neticelerin bölünerek bir kısmı bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, bir kısmı bakımından ise beraatine karar verilemeyeceği dikkate alınmadan, sanığın taksirli eylemi nedeniyle meydana gelen olay sonucu oğlunun ve kendilerine yardım eden diğer bir şahsın ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında TCK'nın 85/2. maddesi gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin; eylemin bölünerek sanık hakkında oğlunun ölümü bakımından ceza verilmesine yer olmadığına, ...'nun ölümü bakımından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi".....betsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi ise 18.02.2014 tarih ve 413-86 sayı ile;