8. Hukuk Dairesi 2022/6693 E. , 2023/3480 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1224 E., 2022/586 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/377 E., 2021/341 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üz
**8. Hukuk Dairesi 2022/6693 E. , 2023/3480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1224 E., 2022/586 K. KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/377 E., 2021/341 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 139 ada 13 parsel ... 1.452,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde, mülga 2613 ... kanun ile 5602, 509 ve 766 ... kanunlara göre yapılan kadastro / tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerden olduğu ve ...'ın 1990 yılından beri kullanımında bulunduğu belirtilerek tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 139 ada 13 parsel ... taşımazı uzun zamandan beri müvekkili olan davacının ekip kullandığını, taşınmaz üzerinde 15 yaşında zeytin ve meyve ağaçlarının bulunduğunu belirterek, kadastro tespitin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra, 09.03.2021 tarihli celsede, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile ve davacı adına tapuya tesciline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde davacının adının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak yazılmasına karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın komşusundaki 139 ada 3(eski 278) parsel ... taşınmazın tapulama tutanağı incelendiğinde 1937 tarih 598 nolu vergi kaydının uygulandığı, vergi kaydının dava konusu taşınmazı okuyan kuzey hududunun "Cebel Eteği" okuduğu, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerden ... ...'ın, taşınmazın üzerindeki ağaçların 7-8 yıl önce davacı tarafından dikildiğini ve ağaçların dikilmeden önce çalılık olduğunu, dinlenilen diğer mahalli-tespit bilirkişileri ile tanıkların ise, taşınmazın üzerindeki ağaçların davacı tarafından dikildiğini, ağaçların dikilmesinden önce davacının sebze ektiğini beyan ettikleri, keşif tarihi itibariyle dahi taşınmazın kısım kısım taşlık vaziyette bulunduğu, bilirkişi heyet raporu ve ekli hava fotoğrafları-uydu görüntüleri beraber değerlendirildiğinde, taşınmazın imar ihya edilmeden ağaçlandırıldığı ve davacı yararına taşınmazın imar ihya edildikten sonra 20 yıllık zilyetlik şartının gerçekleşmediği, aynı zamanda davacı dava dilekçesi ile taşınmazın adına tescilini talep ettiği, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra davacı vekilince 08/03/2021 tarihli dilekçe ile tescilin mümkün olmadığı takdirde taşınmazın davacı adına beyanlar hanesine fiili kullanıcı olduğunun şerh edilmesini beyan etmiş ise de 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 319 uncu maddesi gereği basit yargılama usulüne tabi davalarda iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla başladığından davacı vekilinin bu talebinin değerlendirilmediği ve bu haliyle davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine, 139 ada 13 parsel ... taşınmaz hakkında 3402 ... Kanun'un Geçici 8.maddesine göre yapılan kadastro tespitindeki gibi işlem yapılarak tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini ve bilirkişi raporundaki imar-ihyanın tamamlanmadığına ilişkin tespitlerin gerçeğe aykırı olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazın, 1970 yılında yapılan ilk tesis kadastrosu çalışmalarında çalılık olarak tapulama harici bırakıldığı, davaya konu 3402 ... Kanun’un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan davaya konu kadastro çalışmasında 02/07/2020 tarihinde senetsizden tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit edildiği, 3116 ... Kanuna göre yapılarak 1942 yılında kesinleşen orman tahdit çalışmalarında orman sınırları dışında tarım alanında ... alanda kaldığı, sonraki orman kadastrosu ve sınır düzeltme çalışmalarında durumunda değişiklik olmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, hava fotoğrafları, memleket haritaları, uydu fotoğrafları ve toprak yapısına göre uzun yıllar işlenen topraklarda görülen süngerimsi yapı ve pulluk tabakası bulunmadığı, kuzeyinde bulunan ormanla bir bütün olup üzerinde orman ağaçları ve çok yıllık çalılar bulunduğu ve 2018 tarihli uydu görüntüsüne göre ağaçlardan ve çalılardan temizlenmiş ve meyve ağaçları dikilmişse de imar ihyasının tamamlanmadığı, son 20 yıllık süreçte taşınmaz üzerinde bölgeye uygun kültür bitkilerinin yetiştiriciliği uygulanarak tarımsal faaliyet oluşturulmamış, imar ihya, ıslah çalışması yapılmak suretiyle tarım toprağı özelliği kazandırılmamış, tarım toprağı sıfatı oluşmamış bir yer olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı, zilyetlikle iktisap koşullarının olmaması halinde 3402 ... Kanun'un 19/2 nci maddesine ilişkin koşulların davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 17 ve geçici 8 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Her ne kadar, davacı lehine taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığına yönelik ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesinin kabulleri yerinde ise de, yapılan keşif sırasında yapılan gözlemde, taşınmaz üzerinde muhtelif sayıda meyve ağacının bulunduğunun gözlemlendiği ve bilirkişilerin müşterek raporunda da, taşınmazın, zeytin, portakal gibi meyve ağaçlarının olduğu kapama bahçe olduğunun belirtildiği, bu nedenle, 3402 ... Kanun'un 19/2. maddesinin "taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği" yönündeki hüküm gereğince, çoğun içinde az da vardır kuralı dikkate alınarak, davanın, muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine de yönelik olduğu kabul edilerek, 3402 ... Kanun'un 19/2 maddesindeki yasal düzenleme çerçevesinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiği düşünülmelidir. Bu açıklamalar karşısında; taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde kadastro tespitinde önce dikili ağaç ve muhdesat niteliğinde başkaca yapı, tesis bulunup bulunmadığı; bulunuyor ise bunun kim tarafından ne zaman yapıldığı; müşterek bilirkişi raporunda adet, yaş ve cinsleri gösterilen ağaçların kim tarafından ne zaman dikilip yetiştirildiği, yani davacı lehine anılan Yasa'nın 19/2 maddesi uyarınca muhdesat şerhi verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki; İlk Derece Mahkemesince, yukarıda anlatılan hususlar kapsamında yöntemine uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılmamış olup, bahsi geçen ağaçların ne zaman ve kim tarafından dikildiği hususunda alınan beyanlar yetersiz olduğu gibi, raporda belirtilen ağaçların arz üzerindeki konumu da kroki üzerinde işaretlenerek gösterilmemiştir. 3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, ziraat ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte; yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının kim veya kimler tarafından ve hangi tarihte dikildiği hususlarında somut olgu ve olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde bu tutanaklarda bilirkişi sıfatıyla imzası bulunan kişiler tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı; ziraatçı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların cinsleri, yaşları, bakımlılık durumları ve nitelikleri hususlarında hüküm vermeye yeterli ve ayrıntılı değerlendirmeleri içerir rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, yapılan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, çekişmeli taşınmaz üzerindeki muhdesatların yerleri ile kadastro tespit günü itibariyle ağaçların bulunduğu bölümleri gösterir, tespit tarihi ve öncesine ilişkin hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri (ortofoto görüntüleri de dahil olmak üzere) ile desteklenmiş, ayrıntılı rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. 4. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretille, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.