11. Hukuk Dairesi 2018/951 E. , 2019/2796 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2016 tarih ve 2015/110 E. - 2016/321 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 14/12/2017 tarih ve 2017/1182-2017/1155 sayıl…
**11. Hukuk Dairesi 2018/951 E. , 2019/2796 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2016 tarih ve 2015/110 E. - 2016/321 K. sayılı kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 14/12/2017 tarih ve 2017/1182-2017/1155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin “SUNGLASS HUT+ŞEKİL” ibareli TPE nezdinde 2007/65142 numaralı 9 ve 35. sınıflarda ve yine “SUNGLASS HUT+ŞEKİL” ibareli 2010/64338 numaralı 35. sınıfta tescilli markaların sahibi olduğunu, markalarının başta Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya olmak üzere toplam 29 ülkede 9 ve 35. sınıflarda tescilli bulunduğunu, ayrıca müvekkili markalarının OHİM nezdinde de 9, 35 ve 42 sınıflar bakımından 1999 yılından beri tescilli bulunduğunu, markalarının Türkiye ve dünya çapında tanınmış marka statüsünde bulunduğunu, davalının “SUNGLASSES HIT” ibareli markasının 35. sınıfta tescili için 27/03/2013 tarihinde 2013/28120 numarası ile davalı kurum nezdinde yaptığı başvuruya karşı itiraz ettiklerini, inceleme sonucunda itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ile karıştırılabilecek düzeyde benzer olduğu gerekçesi ile itirazlarının kısmen kabul edildiğini, karara karşı YİDK’na yaptıkları itirazların ise yine kısmen kabul edilerek bir kısım hizmetlerin daha başvuru kapsamından çıkartıldığını, itirazlarının davalının başvurusunda kalan diğer hizmetler yönünden de reddedilmesi taleplerinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı başvurusunun 556 sayılı KHK 7/i, 8/1-b, 8/3, 8/4 ve 35. maddeleri gereğince tümden reddi gerektiğini, davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, bu sebeple müvekkilinin markalarına benzer başvurularda bulunmasının kötü niyet teşkil ettiğini, Yargıtay tarafından kabul edilen kötü niyetin bölünmezliği prensibi gereğince davalının başvurusunun tümden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 29/12/2014 tarih 2014-M-16838 sayılı kararının iptaline, davalının markasının tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap vermemiştir.Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.