12. Ceza Dairesi 2022/9344 E. , 2025/3069 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2215 E. - 2022/2176 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin r
**12. Ceza Dairesi 2022/9344 E. , 2025/3069 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2215 E. - 2022/2176 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı Kanunun 231/8. maddesi gereğince 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 12.03.2018 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde 16.05.2018 tarihinde sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkûmiyetine hükmedilmiş, ihbar üzerine ilk derece mahkemesince dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmış, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvurularının kabulü ile dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine, resen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 16.00 sıralarında Köykıranı Mevkiinde kaçak kazı yapıldığının bildirilmesi üzerine olay yerine giden kolluk kuvvetlerinin kaçak kazı yapılmış olduğunu gördükleri, olay yerinde yapılan incelemelerde siyah renkli bir aracın olduğu, park halindeki aracın içerisinde kimsenin bulunmadığı, bir müddet sonra aracın yanına gelen sanığa ne yaptığı sorulduğunda mantar toplamak için geldiğini beyan ettiği, bu sırada sanığın telefonunu ... isimli bir şahsın aradığı ve bir sorun olup olmadığını sanığa sorduğu, sanıktan şüphelenilerek Höyük Mevkiine gidildiği, bu sırada sanığın telefonunu ... ve ... isminde iki şahsın aradığı ancak sanığın telefonlara cevap vermediği, daha sonra eşinin aradığı ve sanığa "Ne oldu, yakalandınız mı?" diye sorduğu, sanığın de cevaben "Ne yakalanması, şu an jandarmanın yanındayız sorun yok." dediği, sonrasında ...'ın telefonla arayıp "Merak ettik, ne oldu?" diye sorduğu, sanığın da cevaben "Bir sorun yok, jandarmalarla oturuyoruz" dediği, höyükte üç metreye yedi metre genişliğinde ve beş metre derinlikte çukur kazılmış olduğunun tespit edildiği, çukur içinde dört adet kazma, dört adet kürek, bir adet demir levye, onbeş metre uzunluğunda ip ve bir adet plastik kova olduğunun görüldüğü, olay yerinde herhangi bir şahsın bulunmadığı, aracın olduğu yerden kazı yapılan alanın rahatlıkla görülebildiğinin belirlendiği, sanıkla karşılaşıldığının kazı mahallindeki şahıslar tarafından görülmesi üzerine kazı yapan şahısların malzemeleri bırakıp kaçtıklarının, sanığın da gözcülük yaptığının değerlendirildiğinin olay yeri görgü ve tespit tutanağında belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek kazı yapmadığını, mantar toplamak için yaylaya gittiğini beyan ettiği, tanık ... ifadesinde, babaannesinin hastanede yatmasından dolayı amcası olan sanığı aradığını ve "Merak ettik, ne oldu?" diye sorduğunu beyan ettiği, tanık ...'ın ifadesinde, olay günü havanın yağışlı olması nedeniyle mantar toplamaya giden eşini merak ettiğini, sanığı telefonla arayıp "Yağmura yakalandın mı?" diye sorduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, "Sanığın yağmurlu havada tek başına mantar topladığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, tanık ...’ın sanığın yakın akrabası olduğu gözetilerek beyanına itibar edilemeyeceği değerlendirildiğinden sanığın üzerine atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kaçak kazı veya sontaj yapmak suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin ve sanığın istinaf başvuruları üzerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, "Somut olayda sanığın aracının suça konu yerin yakınlarında bulunması dışında cezalandırılmasına yetecek derecede, kesin ve yeterli delil mevcut değildir. Zira, sanığın eşiyle veya yakınlarıyla yaptığı telefon görüşmelerinde suçu ikrar ettiğine dair bir emare bulunmadığı gibi kazı yapıldığı iddia edilen sanığın aracına 1,3 km uzaklıkta bulunan kazı yeri ile sanık arasında bir bağlantı kurulmamış, sanığın aracında da suç konusu veya suçta kullanılan herhangi bir malzeme ele geçirilememiştir." kanaatine varılarak, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında beraat hükmü tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, atılı suçu işlediğine dair sanığın savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Beylikova Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Ceza Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2025 tarihinde karar verildi.