12. Hukuk Dairesi 2015/11249 E. , 2015/13095 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının d…
**12. Hukuk Dairesi 2015/11249 E. , 2015/13095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK.nun 438. ve İİK'nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi: 2-Alacaklı tarafından borçlular hakkında başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, keşideci borçlu ... vasisi ile avalist boçlu ... vekili, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurarak, keşidecinin senedin tanzim tarihinden önce mahkeme kararıyla vesayet altına alınmış olması nedeniyle bono düzenleme ehliyeti olmadığını,.....'in ise, takip dayanağı senedi kefil sıfatıyla imzaladığını, bononun tanzimi sırasında kefaletine ilişkin eşin rızası alınmadığından aval işleminin geçerli olmadığını belirterek takibin iptalini istemiş, mahkemece asıl borçlu....'nin 2011/139-421 sayılı kararı ile kısıtlanmış olması ve bononun tanzim tarihinin bu karardan sonra olması ile birlikte kısıtlının yasal temsilcisinin izni olmadığından bonodaki borçtan sorumlu olmadığı, borçlu İbrahim'in ise bonoyu kefil sıfatıyla imzaladığı, avalist olmadığı ve bononun keşide tarihinde evli olan borçlunun eşinin kefalet işlemine ilişkin rızasının alınmadığı gerekçesi ile her iki borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 410. maddesi gereğince, "kısıtlama kararı, kesinleşince hemen kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilân olunur. Kısıtlama, iyiniyetli üçüncü kişileri ilândan önce etkilemez. Ayırt etme gücüne sahip olmamanın sonuçlarına ilişkin hükümler saklıdır'' Somut olayda, takip konusu bononun keşide tarihinin 17.4.2013, keşidecisinin ..., avalistinin ... olduğu, keşideci borçlu ....hakkında savurganlığı nedeniyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/139-421 esas ve karar sayılı dosyasında verilen vesayet kararının tarihinin 21.6.2011 olduğu, Dairemizin 22.12.2014 tarih ve 2014/25414-31167 esas ve karar sayılı geri çevirme kararı gereğince adı geçen mahkemece verilen cevabi yazıya göre, mahkemece vesayet kararına ilişkin bir ilanın yapılmadığı görülmektedir.