11. Hukuk Dairesi 2024/1669 E. , 2025/313 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1793 Esas, 2023/1869 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/109 E., 2021/430 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi …
**11. Hukuk Dairesi 2024/1669 E. , 2025/313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1793 Esas, 2023/1869 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/109 E., 2021/430 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) imzalandığını, diğer taraftan davalının bölgesinde yapılan yatırımlara ilişkin olarak TEDAŞ şehir şebekeleri projesi kredisine ilişkin T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile TEDAŞ arasında imzalanan garanti protokolü, Dünya Bankası kredisi ödeme hesabı sözleşmesi, TEDAŞ ile Toroslar EDAŞ arasında protokol bulunduğunu, Türkiye elektrik dağıtım şebekeleri ve rehabilitasyon projesi kapsamında dava dışı şirketle sözleşme imzalandığını, anılan şirketin gecikme nedeniyle genel giderlerden kaynaklanan zarar, bakır fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan zarar, sözleşme dışı malzeme, montaj, nakliye işlerine ilişkin müvekkili aleyhine açtığı alacak davasının davalıya ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne hükmedildiğini, kararın icra takibine konulması üzerine müvekkilinin icra dosyalarına yaptığı ödemeden akdedilen protokol ve İHDS hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 4.137.051,71 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, 370.031,38 USD'nin ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A hükmü uyarınca işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının bizzat kendisi tarafından yürütülen işlerle ilgili sorumluluğu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, müvekkilinin sorumluluğundaki dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak üçüncü kişilerden gelen taleplerin sorumluluğunun İHDS'nin imza tarihi öncesi ve sonrasına ilişkin olmak üzere farklılık arz ettiğini, müvekkilinin dağıtım bölgesine ilişkin proje sözleşmesinin İHDS tarihinden sonra davacı tarafından imzalandığını, rücuya dayanak yapılan davanın davacı tarafından müvekkiline devredilmesine anılan dosyanın davacısı ... A.Ş.'nin ve diğer temlik alanların rıza göstermediğini, davacının kendi yürüttüğü bir sözleşme nedeniyle müvekkilinin elektrik piyasası mevzuatından kaynaklanan haklarını kullanmasına engel olduğunu, davacının talep ettiği miktarın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na raporlanmadığını, geçmişe dönük olması nedeniyle raporlanmasının mümkün bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan protokolde elektrik şebekesinin iyileştirilmesi işi bedelinin müvekkilinin tarifelerden elde edeceği gelirden karşılanacağının düzenlendiğini, bunun için müvekkilinin yatırım harcaması kapsamında raporlanması, sözleşme kapsamında yaptırılmış olması gerektiğini, talebin zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, rücuya dayanak davada her ne kadar sözleşme dışı ilave işler bedeli denilerek hüküm kurulmuş ise de bu ilama esas olan bilirkişi rapor içeriğinde sözleşme teklif cetvelinde yer almayan, ancak tesisin yer tesliminde düzenlenen protokolde ayrıntılı olarak belirtilen, taraflarca itiraz edilmeyip kabul edilen iş kalemleri olduğunun ifade edildiği, kararın temyiz incelemesinde Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından ilamda hükmedilen alacağa akdi temerrüt faizi uygulanması gerektiği belirtilerek kararın bu yönü ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, ilama konu bedelin 05.01.2007 tarihli sözleşme kapsamı içinde değerlendirilmesi gereken işlerden olduğunun kabulü gerektiği, yanlar arasındaki protokolün 1. maddesi gereğince davalının faaliyet alanında gerçekleştirilecek şehir şebekeleri projeleri için kullanılacak tutara ilişkin ana para geri ödemeleri, faiz ve taahhüt ücreti ödemeleri ile tüm ferilerinden Toroslar EDAŞ'ın sorumlu olacağının düzenlendiği, her iki yanın kabulünde olduğu üzere dava dışı ... A.Ş. ile imzalanan sözleşme konusu işler ile ilama konu ilave işlerin davalının faaliyet alanındaki şehir şebekeleri projesi kapsamındaki işlere ilişkin olduğu, hisse satış sözleşmesinin 9.12. maddesi de nazara alınarak davacının rücu talebinin haklı ve yerine bulunduğu, kesinleşmiş ilam gereğince ödemelerin TL cinsinden yapıldığı, bilirkişi heyetince alacak miktarının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.367.386,83 TL'nin 1.315.777,70 TL'sine 06.07.2017 tarihinden itibaren, 2.403.263,91 TL'sine 07.07.2017 tarihinden itibaren, 740.793,75 TL'sine 10.07.2017 tarihinden itibaren, 805.367,31 TL'sine 26.07.2017 tarihinden itibaren, 75,50 TL'sine 03.08.2017 tarihinden itibaren, 101.384,55 TL'sine 07.08.2017 tarihinden itibaren, 724,11 TL'sine 03.10.2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kesinleşmiş mahkeme ilamı gereğince davacı tarafından üçüncü kişilere yapılan ödemelerin İHDS ve protokol hükümleri uyarınca davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 21.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.