10. Hukuk Dairesi 2023/5273 E. , 2024/11812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1569 E., 2023/296 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/80 E., 2020/451 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığına dayalı hak sahibinin maddi zararının giderilmesi istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf
**10. Hukuk Dairesi 2023/5273 E. , 2024/11812 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1569 E., 2023/296 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/80 E., 2020/451 K. Taraflar arasındaki meslek hastalığına dayalı hak sahibinin maddi zararının giderilmesi istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin murisi ...'ın davalı işyerinde çalışırken meslek hastalığına yakalandığını ve bunun sonucunda 16.03.2017 tarihinde meslek hastalığı sonucunda vefat ettiğini, davacının murisinin meslek hastalığı sonucu ölümü sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, ölümü nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL maddi tazminatın ölüm tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının murisinin ölümünün başka işyerlerindeki kötü çalışma koşullarından doğmuş olduğunu, müteveffanın başka yer çalışmalarının da bulunduğunu, ölümün meslek hastalığı sonucu meydana gelmediğini belirterek; haksız ve yersiz davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. "Dava; meslek hastalığı ölümü nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı murisine ait ilgili yerlerden tüm belgeler ve mernis ölüm tutanağı getirtilmiş, Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi raporu, SGK Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 14.05.2019 tarihli raporu ile ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığının belirlendiği, itiraz üzerine YSK'nca ölümün meslek hastalığı sonucu olmadığının bildirildiği görülmüştür. Davacı vekilinin talebi de dikkate alınarak tüm raporların değerlendirilmesi için Adli Tıp 1. İhtisas Dairesinden rapor aldırılmış, 12.10.2020 tarihli raporda, kişide mesleki pnömokonyoz mevcut olduğu, ancak tespit edilen meslek hastalığının ölümüne neden olabilecek düzeyde olmadığı, kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, kişide pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olup ancak yıllar içerisinde belirgin ilerleme göstermediği, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığın oy birliği ile karar verildiği anlaşılmıştır. İddia, savunma, celbedilen kayıtlar, birbiri ile uyumlu SSGM, YSK ve Adli Tıp yetkili İhtisas Dairesi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı, en son aldırılan Adli Tıp raporunda da açıkca murisin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığına karar verildiği anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece Sosyal Güvenlik Merkezi,Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu raporlarının uyumlu olduğu gerekçesiyle verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının bilirkişi raporu niteliğinde olmadığını, 5510 sayılı Kanun gereğince Kurum işlemlerine karşı Kanun gereğince başvurulan kurul kararlarının sadece SGK'nın bağlayıcı nitelikte olduğunu, müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, bu sebeple Yüksek Sağlık Kurulu raporlarının bilirkişi raporu gibi kabulünün yerinde olmadığını, Adli Tıp raporunun ise hükme elverişli olmadığını, tıbbi yeterliliğe haiz olmayan rapora itibar edilerek verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı murisi ...'ın yer altı maden işçisi olarak 20 yıl çalıştığını ve meslek hastalığına yakalandığını, ölümünden önceki şikayetlerin, dosyada mevcut olan ölümden öncesine ait tüm tedavilerin, tümüyle akciğer hastalıklarına bağlı olduğunu ve iyileşerek taburcu edilmeyen sigortalı hastaneden taburcu edildikten 15 gün sonra tedavi altında iken vefat ettiğini, bu durumda meslek hastalığının ilerleme göstermediğinine dair görüş ve ölümün mesleki olmadığına dair kanaatin dosya kapsamına uygun olmadığını, ölüm anına ve ölüm sebebine ilişkin tıbbi belgelere göre otopsi yapılmamış olmasından dolayı bu durumun davacı müvekkili aleyhine yorumlanarak, meslek hastalığının zaman içinde ilerleme özelliğine ve maluliyetin surekli olarak değişmiş olmasına rağmen meslek hastalığının ilerleyici özelliği olmadığını ve ölüm sebebinin meslek hastalığı sonucu meydana gelmediği şeklinde görüşünü kabul etmediklerini, dosyada sigortalının ölmeden önce başka hastalığının olduğu ve ölümün başka bir sebepten olduğuna dair hiç bir delil sunulmadığını, sigortalıda tespit edilen koah ve pnomoninin mesleki çalışma şartlarına bağlı olduğunu, mesleki çalışma şartlarının bu hastalıkların oluşumuna doğrudan bağlantısının mevcut olduğunu, Kurulda görevli tek göğüs hastalıkları uzmanının uzmanlık alanının tüberküloz olduğunu, meslek hastalıkları ve pnomokonyoz konusunda hiç bir uzmanlığı olmayan tek göğüs hastalıkları uzmanının görüşü alınarak düzenlenen raporun tıbbi ve hukuki açıdan yeterli olmadığını, kurulda yer alan diğer üyelerin dava konusu ile ilgili bir uzmanlıkları bulunmadığını, rapora bu yönden yapmış oldukları itirazlar ve emsal içtihatlar gereğince bu durumun ve raporun müvekkili aleyhine yorumlanmaması ve ölümün mesleki olduğuna karar verilmesinin, aksi takdirde Anayasa Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 2013/146 E. 2014/137 K. sayılı ve 11.9.2014 günlü kararı gereğince Tıp Fakülteleri Konseyinden rapor alınmasına yönelik taleplerine rağmen eksik inceleme sonucu davamızın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, usul ve kanuna aykırı kararın kaldırılmasına ve dosyada kişinin meslek hastalığı ve koplikasyonları dışında başka bir sebepten öldüğüne dair bir iddia ve bu iddiayı teyit edecek aleyhe bir delil bulunmadığından, kişinin ölüm anına ve ölüm sebebine ilişkin tıbbi belgelere rağmen otopsi yapılmamış olmasından dolayı ölüm sebebinin meslek hastalığı sonucu meydana gelip gelmediğinin tespit edilemediği şeklinde belirtilen kanaatin, emsal içtihatlar gereğince davacı aleyhine yorumlanmaması ve ölüme mevcut meslek hastalığının etkisi ve katkısı olup olmadığının tespiti açısından kuşku ve çelişkiye yer vermeyecek şekilde yeraltı meslek hastalıkları konusunda profesör düzeyinde uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınmak üzere dosyanın tıp fakültesinin ana bilim dalı başkanlığına gönderilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"..Birbiri ile uyumlu SSGM, YSK ve Adli Tıp yetkili İhtisas Dairesi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı murisinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinemediği, kişinin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı kurulamadığı, en son aldırılan Adli Tıp raporunda da açıkca murisin ölümü ile meslek hastalığı arasında illiyet bağı bulunmadığına karar verildiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir... " gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meslek hastalığına dayalı hak sahibinin maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellike davacı murisinin meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının 04.10.2007 tarihinde %13,2 oranı olarak belirlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun Kocatepe SGM'nin 14.03.2012 tarihli kararında da daha önceden tespit edilen maluliyet derecesinde değişiklik olmadığına karar verildiği, Ankara SSGM'nin 14.05.2019 tarihli kararı, Yüksek Sağlık Kurulunun 02.10.2019 tarihli kararı ile Adli Tıp 1.İhtisas Kurulunun 12.10.2020 tarihli raporunda da davacı murisindeki meslek hastalığının, ölümüne sebebiyet verecek derecede olmadığı yönünde görüş bildirildiği, böylelikle davacı murisinin ölümünün meslek hastalığı nedeniyle meydana geldiğini kanıtlayacak delil olmamakla, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.