3. Hukuk Dairesi 2010/21355 E. , 2011/2214 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 5.033 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki büt…
**3. Hukuk Dairesi 2010/21355 E. , 2011/2214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 5.033 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptaline takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada, davalıya fatura toplamı olan 18 493,30 TL.ye satıp teslim ettiği fide bedelinden 5 033,00 TL'lik kısmın ödemediği ileri sürülerek icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi istenilmiştir. Davalı, satın aldığı fide bedelini tamamen ödediğini, savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın iptaline, % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının iddiası, fatura bedelinden bakiye 5033,00 TL'nin ödenmediğine ilişkin olup, davalı iddiayı reddederek tüm bedeli ödediğini savunmuştur. BK. 182/2 maddesi hükmü gereği asıl olan, tarafların borçlarını aynı anda ifa etmeleridir. Bu madde hükmüne göre fidelerin teslim edildiği anda bedelinin de ödendiğinin kabulü gerekir. Satımın peşin olmadığını ve bakiye alacak bulunduğunu davacı yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını ispat için dosyaya ibraz ettiği faturalara dayanmış ise de fatura tek taraflı ve davacı tarafından düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belge olmakla ve ayrıca davalıya tebliğ edildiği de iddia ve ispat edilmediğinden, davacının iddiasını ispat için tek başına yeterli olmadığı gibi, davalı tacir olmadığından davacının defter ve kayıtları da davalı aleyhine delil teşkil etmez. Dosyadaki delilere göre, davacının iddiasını ispat ettiği ve bakiye 5 033,00 TL alacağı bulunduğu söylenemez. Ne varki davacının dava dilekçesinde ve sair yasal deliller demek suretiyle yemin deliline dayandığı anlaşıldığından, mahkemece davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Bundan ayrı olarak ta, taraflar tacir olmadığı gibi aralarında faiz oranının %27 olacağına ilişkin bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle icra takibi ile talep edilebilecek faiz oranı ancak yasal faiz oranı olup mahkemece fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken takibin aynen devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.