6. Hukuk Dairesi 2011/4000 E. , 2011/8863 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :01.09.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın k…
**6. Hukuk Dairesi 2011/4000 E. , 2011/8863 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :01.09.2010 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, tahliye ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından icra inkar tazminatı ve tahliyeye yönelik olarak temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.1.2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, sözleşmede muacceliyet şartının bulunduğunu, davalının Ocak 2010 ayı kira parasını süresinde ödememesi nedeniyle Aralık 2010 ayına kadar olan kira paralarının tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, muacceliyet şartı gereği davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını, davalının kiralanandan tahliyesini ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, kira alacağının kabulüne, konu yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatının reddine, tahliye yönünden ise; dava konusu taşınmazın 6570 Sayılı Yasa hükümlerine tabi olduğu 6570 Sayılı Kanun 7. Maddesinde tahliye sebeplerinin sınırlı olduğu, tahliye talebinin bu şartlara uymadığı, gerekçesiyle tahliye isteminin reddine karar verilmiştir. 1-Davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ; Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için istenen kira parasının muaccel(istenebilir) olması ve bu kira bedelinin verilen otuz (30) günlük sürede ödenmemiş bulunması ve ihtarnamede verilen süre içerisinde kira parasının ödenmemesi halinde akdin feshedileceğinin açıkça belirtilmesi gerekir. Kira parası götürülüp ödenmesi gereken borçlardan olduğundan kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla verilmesi gerekir. Bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususta gözönünde tutulmalıdır.Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödemede geçerlidir. Olayımıza gelince; 6570 Sayılı Kanunun 1. maddesinde kiralayan ve kiracı arasındaki hukuki ilişkilerde Borçlar Kanunun bu kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. Borçlar Kanunun 260. maddesinde ise 6570 Sayılı Kanunda yazılı tahliye sebeplerinden ayrı olarak kiracının temerrüdü halinde kira sözleşmesinin fesh olunabileceği de kabul edildiğinden bu nedenle kiracının tahliyesi istenebilir. Mahkeme dava dilekçesinde gösterilen hukuki sebeple bağlı olmayıp dava dilekçesinde açıklanan olaylara ve dava sebebine göre taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi vasıflandırır. Davacı dava dilekçesinde Borçlar Kanununa dayandığına ve temerrüt sebebiyle tahliye talep ettiğine göre yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.1.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 2. maddesinde “aylık kira bedellerinin en geç ayın beşine kadar ödeneceği, aylık kira bedellerinden herhangi birinin zamanında ödenmemesi halinde tüm bir kira dönemine ait kira bedellerinin muaccel hale geleceği” kararlaştırılmıştır. Özgür irade ile belirlenen bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı Ocak 2010 ayı kira parasının zamanında ödenmemesi nedeniyle Kahramanmaraş İcra Müdürlüğü’nün 2010/1512 sayılı dosyası ile yaptığı icra takibinde Ocak 2010 ayı ve sözleşme gereği muaccel hale gelen Şubat-Aralık 2010 arası aylar kira parasının tahsilini istemiştir. Taraflar arasında kira parası konusunda uyuşmazlık bulunmaması, likit ve belirlenebilir olması ve davalının da itirazında haksız bulunması karşısında davacı lehine hükmedilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına da karar verilmesi gerekirken hukuki olmayan gerekçe ile bu konudaki istemin reddedilmesi de hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda 1 ve 2 No’lu bentlerde yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.