4. Hukuk Dairesi 2010/5811 E. , 2010/10962 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/09/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten s…
**4. Hukuk Dairesi 2010/5811 E. , 2010/10962 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 05/09/2007 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/03/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın gelişim biçimi, davacının da kusurunun bulunması, olay tarihi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 15.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 12.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle gerekçesinde ve hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…15.000,00…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…12.000,00…” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 4 nolu bendinin silinerek yerine 4 nolu bent olarak “4-Alınması gereken 712,80 TL karar harcından peşin alınan 202,50 TL harç indirilerek artık 510,30 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir yazılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 5 nolu bendinin silinerek yerine 5 nolu bent olarak “5-Davanın kabul ve ret oranına göre 217,80 TL harç, 38,20 TL yazışma, 8,00 TL tebligat, 141,25 TL keşif ve 70,00 TL Adli Tıp gideri olmak üzere toplam 478,25 TL yargılama giderinden 382,60 TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, artan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; davacı yararına avukatlık ücreti takdirine ilişkin 6 nolu bendinin silinerek yerine 6 nolu bent olarak “6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.440,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ” biçimindeki tümcenin yazılmasına; 7 nolu bent olarak “7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,” biçimindeki tümcenin eklenmesine; öteki itirazların ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.