8. Hukuk Dairesi 2018/5009 E. , 2020/4203 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davacının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü dava dilekçesinde belirtilen dükkan vasıflı taşınmazı, davalının…
**8. Hukuk Dairesi 2018/5009 E. , 2020/4203 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davacının hak sahibi olduğunu ileri sürdüğü dava dilekçesinde belirtilen dükkan vasıflı taşınmazı, davalının, dava dışı ... isimli şahsa kiralayıp gelir elde edildiğini beyanla davalının anılan taşınmaza elatmasının önlenmesine, 4.850,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, davaya konu ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan 288 ada 7 parsel sayılı taşınmazda ... Pasajında bulunan 1 nolu krokide dükkan vasfındaki taşınmaza davalı kurumun vaki müdahalesinin meni ile müdahale süresi kapsamında oluşan 4.850,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK'nin) 297/2. maddesine göre, mahkeme kararında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi, infaza elverişli biçimde hüküm kurulması zorunludur. Somut olayda, dosya içerisindeki 02.11.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı kalemle “dava konusu dükkanın yeri” olarak belirtilen alanın hangi parsel içerisinde bulunduğu açıkça belirtilmemiş olup, anılan rapor bu haliyle infaza elverişli değildir. Ayrıca tarafları aynı olan ve dava konusu dükkanın üzerinde bulunduğu parsel ile komşu parsellerin davaya konu edildiği ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/50 Esas sayılı dosyası içerisindeki fen bilirkişi raporunun incelenmesinde, eldeki davaya konu dükkanın 287 ada 1 nolu parsel içinde kaldığı, eldeki davada ise Mahkemece davaya konu yerin 288 ada 7 parsel üzerinde bulunduğundan bahisle hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığından, bu husustaki çelişkinin de açıklığa kavuşturulması gerekir. Az yukarıda açıklanan HMK'nin 297. maddesi uyarınca infaza elverişli biçimde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde dava konusu dükkanın hangi parsel üzerinde bulunduğu açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.