(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/15488 E. , 2013/2591 K. "İçtihat Metni" Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.09.2012 gün ve 2011/160 Esas, 2012/170 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet B
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/15488 E. , 2013/2591 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan mahkûmiyetine dair Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.09.2012 gün ve 2011/160 Esas, 2012/170 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi; Sanığa tayin olundan ceza miktarı nazara alınarak sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre, 18 yaşından büyük mağdurenin eylem sonucunda ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin suç tarihinden itibaren en az 1 yıl geçtikten sonra yapılması yerine, suç tarihinden 5 ay 25 gün sonra Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden alınan 09 Aralık 2011 tarihli rapora dayanılarak verilen cezanın TCK.nın 102/5. maddesiyle artırıma tâbi tutulması, Mağdurenin anlatımlarını destekleyen tanık ... ifadesi ile sanığın tevil yollu ikrarı ve tüm dosya içeriğinden sanığın elinde bulunan grebi ile tehdit etmek suretiyle eylemini gerçekleştirdiği sabit olduğu halde cezasının TCK.nın 102/3-d maddesi uyarınca artırılmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere BOZULMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.