6. Ceza Dairesi 2008/11798 E. , 2011/44961 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararları ışığında; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/3, 232/6 ve 40. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tefhim…
**6. Ceza Dairesi 2008/11798 E. , 2011/44961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararları ışığında; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 231/3, 232/6 ve 40. maddelerine açıkça aykırılık oluşturacağından ve yapılan tefhim ve tebliğin geçersiz kılacağı gözetilerek, kararın son kısmında yasa yollarına başvuru yolu, süresi ve yöntemini göstermediği gibi yasa yolunu itiraz yasa yolu olarak yanıltıcı gösterildiğinin anlaşılması karşısında; tebliğin geçersiz olduğu ve kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağından, hükümlü ... 'ın 25.11.2008 günlü dilekçesinin süresinde olduğu ve içeriği itibariyle temyiz niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmış, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve iftira suçları ile, 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522 (pek fahiş ) 343/2. maddelerinde yer alan suçların öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun yakınan İzmir SSK Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinin bina zemin katında eczane olarak faaliyet gösteren bölümün dış cephesinde bulunan demir korkuluklarının alet kullanılarak eğilip, camının kırılıp içeri girilmesi suretiyle işlendiği ve sanığın yakalandığında suçtan kurtulabilmek için kendini uzaktan akrabası olan ... ...kimliği ile tanıtıp ./.. -2- ifade verdiği, adı geçen kişi hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 01.10.2002 gün 2002/11234-11209 esas - karar sayılı iddianamesi ile dava açılıp yargılama yapıldığı, gerçek ... 'ın bulunup yakalanması üzerine sanık ...'ın resmi belge düzenlenirken yalan beyanda bulunduğu anlaşılıp ... ...hakkında İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2003 gün 2002/855- 2003/293 esas- karar sayılı hükmü ile beraat kararı verildiğinin anlaşılması nedeniyle; eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 142/1-a maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2. maddesinde belirtilen iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu ile 152/1-a maddesindeki mala zarar verme ve 268. maddesi göndermesi ile 267/1. maddesindeki iftira suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve iftira suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 2- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemlerine uyan, 765 sayılı TCK’un 493/1, 522, ( pek fahiş ) 343/2, 5237 sayılı TCY’nın 142/1-a, 53, 116/2, 53, 152/1-a, TCK.nun 268. madde göndermesi ile TCK.nun 267/1. maddeleri uyarınca, iş yeri dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekliliği, 3- 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve iftira suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi yönünden artırım oranının tesbiti için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 4- Kabul ve uygulamaya göre de; a-Sanığın hırsızlık eylemini, İzmir SSK Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastahanesinin eczane kısmında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-a maddesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılması, ./.. -3- b-Sanığın anlatımlarında suç saatini belirtmemesi, yakınanın kurum temsilcilerinin ise bu konuda bilgisinin bulunmaması, eylemin olay yeri tespit tutanağına göre 08:00 da fark edildiğinin belirtilmesi nedeniyle, sanığa bu durum açıklattırılmadan, eylemin gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirildiğini gösteren kanıtların neler olduğu da açıklanmadan yazılı biçimde hüküm kurulması, c- Hükümlünün, uzaktan akrabası ... 'a ait kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesine uyan iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, d- Sanık hakkında TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, e- 5237 sayılı TCY’nda cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasının öngörüldüğü gözetilmeden, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, hükmolunan cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine, toplanmalarına denilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 02.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...