9. Hukuk Dairesi 2018/4375 E. , 2018/10808 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, fazla mesai ücreti %5 fazlası, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti %5 fazlası alacaklarının karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başv
**9. Hukuk Dairesi 2018/4375 E. , 2018/10808 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti, fazla mesai ücreti %5 fazlası, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti %5 fazlası alacaklarının karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı taraflar avukatları istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi taraflar avukatlarının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu ''eksik bir borç'' haline dönüştürür ve ''alacağın dava edilebilme özelliği''ni ortadan kaldırır. Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu da incelemesi mümkün değildir. Kısmi davada zamanaşımı yalnızca dava edilen kısım açısından kesilir. Henüz açılmayan (saklı tutulan) ve daha sonra ek dava açılan bölüm için zamanaşımı işlemeye devam eder. Ancak kısmi davadaki miktar, kısmi davanın açıldığı dava tarihine göre geriye doğru belirlenen zamanaşımı süresini kapsar. Bakiye alacak talep edildiği tarihe göre, geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalıyor ise zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir. Kısaca kısmi davadaki alacak miktarı belirlendiği tarihten itibaren öncelikle ileriye doğru gerçekleşen alacak için mahsup edilmeli, bakiye alacak ise ondan sonraki süreyi kapsamalıdır. İlk kısmi davada belirlenen alacak mahsup edildikten sonra bakiyenin talep edildiği tarihten geriye doğru zamanaşımı süresi içinde kalan alacak, alacaklı lehine hüküm altına alınmalıdır. Dosya içeriğine göre kısmi olarak açılan davada davacı vekili kısmi davadan sonra ek dava ile bakiyelerini istemiş ve davalı vekili ise zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Hüküm altına alınan indirimler sonrası fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret ile %5 fazla ödemeler alacaklarının kısmi olarak istenen miktar dışlandığında indirimler uygulandıktan sonra kalan kısmında ek dava tarihine göre geriye beş yıllık süre dikkate alındığında kalan kısımların ek dava tarihi içinde kaldığı ve zamanaşımına uğramadığı anlaşılmaktadır. Ek dava ile talep edilen miktarların tamamının hüküm altına alınması gerekirken, denetime elverişli olmayan ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın HMK'nın 373/1 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 15/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.