11. Hukuk Dairesi 2023/3497 E. , 2024/5652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.hukuk Dairesi SAYISI :2021/1306 Esas, 2023/696 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/116 E., 2021/37 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, hükmün ilanı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vek
**11. Hukuk Dairesi 2023/3497 E. , 2024/5652 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.hukuk Dairesi SAYISI :2021/1306 Esas, 2023/696 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/116 E., 2021/37 K. Taraflar arasındaki markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, refi, hükmün ilanı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2001/07160 tescil no’lu “caramio” ibareli ve 2003/14525 tescil no’lu “ülker caramio + şekil” ibareli markalarının bulunduğunu, 2003/14525 numaralı markanın ambalaj markası olduğunu, bahse konu markanın yoğun kullanım sonucu tanınmış hale geldiğini, davalı tarafından haksız rekabette bulunulduğunu, davalı tarafından yapılan tasarım tescil başvurusuna itiraz edildiğini belirterek davalının haksız rekabet ve marka tecavüzü teşkil eden eylemlerinin tespitini, anılan eylemlerin önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı firmanın “Karamela” ve “Karameli” ibareli markalarla satışa sürdüğü taklit ürün ve ambalajlarının bulundukları her mecradan toplatılmasını ve imhasını, yargılama sonucunda verilecek hükmün özetini Türkiye çapında yayın yapan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davaya dayanak gösterilen markaların harcıalem olduklarını, söz konusu ambalaj tasarımına benzer tasarımların sektörde birçok firma tarafından kullanıldığını, tasarımların benzerlik göstermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların ortak olarak 30.sınıf çikolata ürünü olarak kullanıldığı,bu nedenle tescilli olduğu sınıf ve malllar bakımından benzerlik olsa da, kelimelerin görsel olarak benzemediği, işitsel olarak benzese de her ikisinin de karamel kelimesi esas alınarak türetildiği, karamel kelimesinin tanımlayıcı olması nedeni ile bütüncül değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermediği anlaşıldığından marka hakkına tecavüz koşullarının da oluşmadığı. Haksız rekabet iddiası yönünden ise, taraf ürünlerinin görsel biçimlerinin de teknik bilirkişi tarafından değerlendirildiği, görsel olarak farklı olarak algılandıkları yönünde rapor oluşturulduğu, her ne kadar her iki üründe karamel sarısı ve çikolata kahvesi renkleri kullanılmış ise de bu çikolatanın ve karamelin kendi doğal renkleri olup bu renkleri kullanma yönünde bir tarafa tekel hakkı verilemeyeceği, ürünleri oluşturan renklerin ambalaj kısmında kullanılmasının haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait "caramio" markası ile davalı tarafından satışa sunulan "Karamela" ve "Karamelli" ürün ambalajları aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan, ürün ambalajlarıarasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, "caramio" ambalaj markaları ve piyasa kullanımları ile davalı şirkete ait "karamela" ibareli ürün ambalaj görsellerin dilekçede sunulduğunu, müvekkiline ait ambalaj ve davalı şirkete ait ambalajın dikdörtgen formda olduğunu, müvekkiline ait ambalajda zemin rengi spesifik bir kahverengi iken davalı tarafın kullanımında da zemin aynı ton kahverengi olarak tercih edildiğini, her iki ambalajda da kahverengi zemin üzerinde sarı renk baskın olarak kullanıldığını, İki ambalajda da kahverengi, sarı ve kırmızı renkler hakim olduğunu, iki ambalajda da çatı markaları (Ülker-Eti) kırmızı-beyaz renkten oluşmakta ve ambalajların sol üst köşelerinde, ürün marka isimlerinin tam üstünde yer aldığını, müvekkiline ait ambalajda bir kısmı kırılmış formada çikolata görseli sağ çaprazdan geldiğini ve çikolata içinden karamel aktığını, davalı tarafa ait kullanımda da sağ çaprazdan gelen ve içinden karamel akan kırılmış bir formda çikolata görselini ambalajın sağ çapraz köşesinden gelecek şekilde konumlandırıldığını, her iki ambalajda da çikolata görselinden akan karamel formu ve rengi aynı olduğunu, Her iki ambalajda da ürün isimleri(caramio-karamela) bombeli çikolata görselinin solunda olacak şekilde konumlandırıldığını, müvekkiline ait ambalajda "caramio" markası altında "karamel" kelime unsuru bulunurken, davalı tarafa ait kullanımda da "karamela" markası altında "karamelli" kelime unsuru yer aldığını, her iki ambalajın da boyutları aynı olup kulakçık kısımları da tırtıklı olduğunu, 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporuyla belirtilen benzerliklerin varlığı tespit edildiğini, mahkemenin bu hususu dikkate almadan kelimeler arasında markaların her ikisinin de karamel kelimesi esas alınarak türetildiği, karamel kelimesinin tanımlayıcı olması nedeni ile bütüncül değerlendirildiğinde markalar arasında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vermediği bu nedenle de marka hakkına tecavüz koşullarının da oluşmadığını belirtildiğini, ancak dava ve cevap dilekçelerinde uyuşmazlığa konu hususun kelime markaları değil kullanılan ürün ambalaj şekilleri olduğunun belirtildiğini, marka benzerlik değerlendirmesinin bütüncül olarak yapılması gerektiğini, haksız rekabet iddiası yönünden dava reddedilmiş ise de; marka ambalajları tek renkten oluşmayıp spesifik bir kahverengi seçildiğini, Zira karamellerin gösterimi için kullanılan sarı tonun başka olup zeminde asıl kullanılan renk ne birebir karamel rengi ne de birebir çikolata rengi olduğunu, davalı taraf müvekkili ambalaj rengine yakın/aynı renk seçme eğilimi gösterdiğini, markalar arasındaki tek benzerliğin ambalajların "karamel" rengi olduğu ifade edilen zemin rengi olmayıp bütünsel olarak ambalaj üzerinde yer alan birçok unsurun benzerliği olduğunu, benzerlik değerlendirilmesi sadece marka isimlerine ve zemin renklerine dayanılarak eksik olarak yapıldığını, ürünün hızlı tüketime konu çikolata ürünleri olduğu ve tüketicinin dikkate alınması gerektiğini, Taraflara ait ürün ambalajlarının market raflarında beraber satıldığına dair görseller sunulduğunu, tüketici nezdinde karşılıklık yaratıldığını, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2014/ 18051 E, 2015 / 3592 K, 16.03.2015 tarihli kararında seçenek özgürlüğünün bulunduğu bir alanda birbiriyle aynı kompozisyonların tercih edilmesinin korunamayacağı açıklandığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/6 E., 2014/143 K. sayılı "ŞÖLEN DIAMOND" ve "FERRERO ROCHER" markalarına ilişkin kararda ise ambalajlar arasında karşılaştırma yapılarak somut olayda olduğu gibi ambalaj konseptinin, renklerinin aynı olmasının benzerliği arttırdığı tespit edildiğini, ufak farklılıkların hiçbir şekilde ambalajları birbirinden farklılaştırmadığını,şu an aynı sektörde benzer karamelli çikolata ürünleri için farklı renk ve konseptlerde ürün ve ambalajlar kullanıldığına ilişkin görsellerin sunulduğunu, Müvekkiline ait ambalaj şekil ve rengi ile Davalı yana ait ambalajın şekil ve renkleri birebir aynı, dikdörtgen formunda olup üzerinde aynı şekilde kırılmış çikolata resmi içermekte ve çatı markası, ürün adı gibi unsurlar ambalajlar üzerinde aynı yerlerde bulunmaktadır, ürün ambalajları ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı aşamalardaki beyanlarında ve istinafında iddiasının, kelime markasına ilişkin olmayıp 2003 14525 numaralı "ÜLKER Caramia şekil" şeklindeki 30.sınıfta tescilli ürün ambalajı şekil markasına ilişkin olduğunu açıkladığı, davalının ihtilafa konu kullanımının ise ETİ KARAMELLİ, ETİ KARAMELA ibaresi bulunan ürünlere ilişkin olup davalının ilgili ambalajları tasarım olarak tescil edildiği, 2007 41052 numaralı ETİ KARAMELA markasının da davalı adına 30 uncu sınıfta tescilli olduğunun dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, mahkemece alınan marka vekili ve tasarım uzmanı bilirkişiden alınan 2 inci raporda; davacı markası ile davalının kullanımındaki ürünlerin ambalajlarının tasarım uzmanı tarafından karşılaştırılarak davacının ambalaj şekil markası ile davalının markasal kullanımının ve ambalaj tasarımının farklı olduğunun belirlendiğini, davalının davaya konu ambalajlara yönelik tasarımları yönünden davacı yanca açılan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemli davalarda da davacı ambalajı ile davalı ambalaj tasarımları yönünden benzerlik olmadığı yönünde görüş bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 2 nci bilirkişi raporunun somut delil durumuna uygun olup yeterli ve denetime elverişli olduğu, bu durumda davacının markaya tecavüz iddiasının reddi yerinde olduğu gibi ambalaj sunumu yönünden farklılık sağlanmış olmakla haksız rekabet koşulları da oluşmadığından bu yöndeki iddianın da reddinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesince 29.05.2019 tarihli bilirkişi raporunun neden değerlendirmeye alınmadığının açıklanmadığını, iki tane birbirleriyle çelişen rapor olduğunu, çelişki giderilmeden hüküm verildiğini, müvekkil ambalajlar ile davalı ambalajları arasında belirgin farklılık olmadığını, piyasada karamelli çikolataların farklı zemin renginde tercih edildiğini, davalının karamelli çikolata ürünü için kahverengi ambalaj zemini seçme zorunluğunun bulunmadığını, kaldı ki ambalajlar arasında zemin renginin ötesinde kompozisyon yönünden de benzerlik bulunduğunu, tüketici nezdinde müvekkil ile davalı arasında ekonomik bağ olduğu yanılgısının oluşabileceğini, her iki ürünün hızlı tüketim malları olduğunu, tüketicilerin ürünü alırken yoğun karar verme sürecinden geçmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, giderilmesi, ürünlerin imhası, hükmün ilanı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.