T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/32 Esas KARAR NO: 2026/173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 21/10/2025 NUMARASI: 2025/403 Esas DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜN…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/32 Esas KARAR NO: 2026/173 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 21/10/2025 NUMARASI: 2025/403 Esas DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı otele yurt iç reklam, tanıtım satış ve pazarlama hizmeti verdiğini, bu ticari ilişkiden kaynaklanan davacının bakiye alacağının bulunduğunu, davalının vadesi gelmiş alacakları ödemekten kaçındığını, alacağın tahsili için .. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı alacağın sürüncemede kalmaması ve icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçluya ait menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; dava konusu alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiği. bu aşamada ihtiyati haciz koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalının cari hesap ekstreleri ve buna bağlı faturalardan dolayı borcunun bulunduğunu,davalının müvekkiline borcunun olmadığının kanıtlayacak ödeme belgesi sunmadığını, davanın cari hesap ekstreleri ve defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin görüleceğini, davalının itirazının takibi uzatmaya yönelik olduğunu, ayrıca borçlunun mallarını kaçırma eğilimine girdiğinin tespit edildiğini, borçlunun mal kaçırmaya yönelik eylemlerinin tanıklar dinlendiğinde ve mahkeme nezdinde yapılacak incelemeler neticesinde ortaya çıkacağını, alacakların ödenmemesi sebebiyle müvekkilinin ticari hayatta zor durumda bırakılacağı ve mağdur olacağını, dosyaya sunular cari hesap ekstresinde davalı şirketin müvekkiline borcunun olduğunun sabit olduğunu belirterek 21.10.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına ve istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davacı tarafından davalı şirkete yurt içi reklam, tanıtım ve satış ve pazarlama hizmeti verildiği iddiasıyla düzenlenen cari hesaba dayalı fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından davalı aleyhine Silivri İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile 310.486,14 TL asıl alacak ile 13.933,60 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 324.419,74 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine işbu davanın açıldığı görülmüştür. Derdest dava kapsamında ihtayati haciz talep edilmiş olup Mahkemece şartları bulunmadığından bahisle ihtiyati haciz talebi reddedilmiştir. Davacı ise kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği yönünden istinaf etmiştir. İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir. İcra ve İflas Kanununun 258/1-2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." denilmektedir. Kanun senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Ayrıca diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi İhtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. İhtiyati haciz talep eden davacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın ödenmediğini iddia etmiş olup davalı ise, talep edene bakiye borcunun bulunmadığını savunmuştur. Takip talebinde, borcun sebebi cari hesap alacağı ve buna bağlı fatura ekleri olarak belirtilmiştir. Dava, takipte talep edilen 324.419,74 TL üzerinden açılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ekinde, sözleşme, fatura ve cari hesap eksterisi sunulmuştur. İhtiyati haciz isteyen vekili alacağın dayanağı olarak faturaları ibraz etmiştir. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Sunulan cari hesap ekstresi de, talebe konu faturalardan kaynaklanan bakiye fatura alacağının karşı tarafça itiraz edilmeden kabul edildiği anlamına gelmez. Tek taraflı talep eden tarafından ticari ilişki sebebiyle tutulan açık hesaba dayalı cari hesap ekstresi de alacağı yaklaşık olarak ispat edecek mahiyette bir delil değildir. Cari hesap noktasında tarafların mutabık kaldığına dair bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Son olarak, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimali ile yapılacak takibin sonuçsuz kalması ihtimali mevcut olduğuna yönelik olarak herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen...../10/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.05/02/2026