11. Hukuk Dairesi 2023/5151 E. , 2024/6982 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/739 Esas, 2023/677 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/126 E., 2021/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve T
**11. Hukuk Dairesi 2023/5151 E. , 2024/6982 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/739 Esas, 2023/677 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/126 E., 2021/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/59339 sayılı "... sigorta güven ... var" ibaresinin 36. sınıf hizmetlerde tescili için yaptığı başvurunun davalı şirketin "... esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2013 yılında kurulmuş bir sigorta şirketi olduğunu, kurulduğu günden bu yana “... Sigorta” markası ile faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin kuruluşu ile birlikte 2013/61678, 2013/61683 ve 2016/15360 sayılı markaların da başvurusunda bulunduğunu, taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığını, bütünsel anlamda benzerlik taşımadıklarını, müvekkilinin sigorta sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının ise eğitim sektöründe faal olduğunu, müvekkilinin markasının tanıtmak için çok sayıda reklam çalışması yaptığını, tüketicilerin taraf markaları arasında bağ kurmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile müvekkilinin başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında devam etmekte olan çok sayıda dava bulunduğunu ve bu davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, davacının başvurusunda “...” ibaresinin esas unsur olduğunu, “sigorta” kelimesinin 36. sınıf hizmetler açısından tanımlayıcı bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markalarından 2010/28470 sayılı markasını ... Şirketler Grubu Holding A.Ş.’den devraldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğunu, davacının sınırsız sayıda renk seçeneği özgürlüğü varken müvekkilinin tanınmış “...” markalarına yanaşır şekilde bir renk kombinasyonunu kullandığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin var olduğunun kabulü gerekeceğini, müvekkili markalarının eğitim sektöründe tescilli olduğu gibi 36. sınıftaki hizmetlerde de tescilli olduğunu, markalar arasında bir hizmet farklılığının söz konusu olmadığını, davacının önceki tarihli markaları bakımından bir kazanılmış haktan bahsedilemeyeceğini, önceki markalarının tescili üzerinden 5 yıllık süre geçmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markalarının 36. sınıf hizmetleri aynı şekilde içerdikleri, 36. sınıf hizmetlerin tüketicilerin hizmetlerden yararlanırken üst düzey bir dikkat ve özen gösterecekleri, başvurunun genel kompozisyonu itibarıyla esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı Şirketin markalarının esas unsurunun da "..." ibaresi olduğu, markalardaki diğer kelimelerin kimsenin tekeline bırakılamayacak jenerik unsurlar oldukları ve tali nitelikte algılanacakları, tüketicilerin taraf markalarında ilk algılayacakları ibarenin "..." kelimesi olması nedeniyle taraf markaları arasında görsel benzerlik bulunduğu, işitsel ve kavramsal benzerliğin de oluştuğu, "..." ibaresinin çok sayıda işletme tarafından kullanılmasının dava konusu hizmetler bakımından ayırt edici vasfını tartışılır hale getirmeyeceği, işaretler arasındaki benzerliğin oluşturduğu bütünsel algının taraf markaları arasında iktisadi-idari bir bağlantı bulunduğu yanılgısını doğurabilecek düzeyde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin düşük seviyede ayırt ediciliğe sahip olduğu, başvuru konusu işaretin, davalı şirketin redde mesnet markası tertip tarzı ve içerdiği ek unsurlar ile davalı markalarından yeterince farklılaştığı, davacının başvurusuna konu "... Sigorta güven ... var" ibaresinde, tamamen davacı şirketin iştigal konusuna yollama yapıldığı, davalı şirket markasıyla işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsur da dava konusu başvuruda yer almadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.02.2023 tarih ve 2021/6301 E., 2023/1009 K. sayılı kararında davacının 2017/83579 başvuru numaralı ve "... sigorta güven ... var" ibareli markası davalı şirketin 2010/28470 sayılı "... KOLEJİ+şekil" ibareli markasıyla benzer bulunmadığı, başvuru kapsamındaki 36. sınıf hizmetlerin hitap ettiği ortalama düzeydeki tüketici kesiminin dikkat ve özen düzeyi de gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı sınai Mülkiyet Knaunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde ilgililere iadesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.