8. Hukuk Dairesi 2019/1247 E. , 2021/2637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-..., 2-..., 3-... İHBAR OLUNAN : ... DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, Batman ili, Merkez ilçesi, Suçeken köyü 118 sayılı
**8. Hukuk Dairesi 2019/1247 E. , 2021/2637 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-..., 2-..., 3-... İHBAR OLUNAN : ... DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, Batman ili, Merkez ilçesi, Suçeken köyü 118 sayılı parsel sayılı taşınmaz üzerinde 480 m2'lik ev, üç adet çardak, 24,08 m2'lik garaj ve 200 adet meyve ağacının vekil edenince meydana getirildiğini belirterek muhdesatların tespitini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle de 118 sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı 480 m2 yüzölçümlü yeni bina, üç adet çardak, 79,92 m2 yüzölçümlü yer betonu, 128,25,00 m2 yüzölçümlü taş duvar, 259,50 metre tel çitin, 100 adet incir ağacı, 75 adet nar ağacı, 10 adet dut ağacı, 7 adet kaysı ağacı, 2 adet elma ağacı, 3 adet zeytin ağacı, 7 adet armut ağacı, 4 adet fıstık ağacı, 30 adet asma ağacının vekil edenince yapıldığını açıklayarak, muhdesatların tespitini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalılar Hazine ile ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Mahkemece, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmış gelen yazı cevabında dava konusu 118 nolu parselin kısmen kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı belirtilmiştir. Bu durumda dava konusu yapıların ve ağaçlarının kamulaştırma alanı içiresinde kalıp kalmadığının tespiti amacıyla Mahkemece muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmaz hakkında kamulaştırma ile ilgili kayıt ve belgelerle kamulaştırma haritası getirtilip taşınmaz başında uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, fen bilirkişi eliyle kadastro paftası ve kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenerek zemine uygulanması, bu yolla muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın gerçekten kamulaştırma alanı içinde kalıp kalmadığının, davacı tarafın tespit davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının belirlenmesi, bu hususları gösterir denetime elverişli rapor alınması, toplanan ve toplanacak tüm delillerin sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmadan, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve Yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre de, 22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hukuki yarar dava koşuludur. Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen yer betonunun tamamlayıcı ve iyileştirici mahiyette olması, tel çitin ise sökülüp götürülebilir olması nedeniyle muhdesat niteliği yoktur. Bu yapılar nedeniyle kabul kararı verilmesi de doğru olmamıştır. SONUÇ: Davalılar Hazine ve Çevre Şehircilik Bakanlığı vekilinin yukarıda açıklananan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMKnun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.