10. Hukuk Dairesi 2012/12101 E. , 2013/6514 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında 12.8.1985-15.5.2002 tarihleri arasındaki bağ-kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtl…
**10. Hukuk Dairesi 2012/12101 E. , 2013/6514 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında 12.8.1985-15.5.2002 tarihleri arasındaki bağ-kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, 22.11.1985 tarihinde kuruma vermiş olduğu giriş bildirgesi ile 23.9.1985 tarihinde başlayan vergi kaydı nedeniyle 23.09.1985 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğu, anılan vergi kaydının 28.02.2006 tarihinde sona erdiği, davalı kurum tarafından, 5510 sayılı Kanun kapsamındaki yapılandırma hükümlerinden yararlanması sırasında, 12.8.1985’den başlayıp 2002 yılına dek sürdüğü ilgili sigortalılık belgesinde yer alan ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydı sebebiyle, 07.6.2002’ye dek sigortalı kabul edip bu tarih itibariyle terkin ettiği, yeniden 17.3.2004 tarihli Anonim Şirket ortaklığına dayanarak tescil ettiği belirgindir. Ancak,30.10.2008 tarihli tahsis talebi sonrası, mahallinde 14..12.2009 tarihinde yapılan tetkik ve buna dayalı kontrol memuru raporu ile, kayıt tarihinin 12.8.1985, terk tarihinin 15.5.2002 olarak yazıldığı, davacıya ait kimlik bilgilerinin doğru olup, üzerinde kazıntı, silinti ve düzeltmeye rastlanmadığı belirlenmiş olsa da, üzerinde inceleme yapılan defterin 2002 yılında noterce tasdik edilmiş olup, önceki defterlere ulaşılamadığı, iş bu defterdeki bazı kayıtlarda kazıntı, silinti ve düzeltmeler bulunduğu, bazı kayıt tarihlerinin boş bırakılıp, sıra ve kayıtların teselsül etmediği, davacıya ait başvuru dilekçesi, aidat makbuzu ve giriş karar defterinin bulunmaması sebepleriyle oda kaydının geçersiz sayılıp, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki ilk dönem sigortalılık süresinin vergi kayıt dönemi ile sınırlı kabul edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verilirken kurumun yukarıda anılan tespitleri üzerinde durularak belgeler yeniden incelenmeli, tespite konu dönemde ilgili odanın genel kurul toplantılarına davacının katılıp katılmadığı, hazirun cetvellerinde adının bulunup bulunmadığı, aidat ödeyip ödemediği ve buna ilişkin makbuzlar araştırılmalı, davacının vergi dairesinde kaydı bulunmadığına göre vergi muafiyeti varsa, bunun hangi nedene dayandığı ilgili vergi dairesinden sorulmalı, 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesine göre kural olarak herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların maddedeki diğer şartları da taşımaları halinde Bağ-Kur sigortalısı sayılacağından hareketle tüm deliller celp edilip irdelendikten sonra sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yönde açılmış bir ceza tahkikatı veya ceza dosyasının varlığı ve sonucu araştırılmalı, anılan ceza tahkikatı veya ceza dosyasındaki usulsüz kayda dair tüm deliller (davacının beyanları,ekspertiz raporları, kriminal incelemeler,bilirkişi tespitleri v.s) getirtilerek incelenmeli; kontrol memuru raporuna konu dönemde sigortalılık niteliğine sahip bulunmadığı sonucuna varıldığı takdirde, primlerin sonradan ödenmesinin davacıya geçmişe yönelik biçimde sigortalılık hakkı bahşetmeyeceği hususu da gözden uzak tutulmamalıdır. Mahkemenin bu konularda gerekli araştırma yapmadan eksik tahkikatla yazılı şekilde kabule karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.