8. Ceza Dairesi 2020/10083 E. , 2023/7010 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/510 E., 2016/29 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yokluğunda kurulan hükmün sanık ...'e tebliğ edilmemesi karşısında, sanık müdafinin öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına…
**8. Ceza Dairesi 2020/10083 E. , 2023/7010 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/510 E., 2016/29 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yokluğunda kurulan hükmün sanık ...'e tebliğ edilmemesi karşısında, sanık müdafinin öğrenme üzerine yapmış olduğu temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı, sanıklar müdafii tarafından itiraz edildiği ve merciince yapılan inceleme neticesinde itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarları yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2014 tarihli iddianamesiyle, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve müdafinin temyiz istekleri 1. Mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, 2. Tanık ifadelerinin savunmayı doğruladığına, 3. Mağdurun kardeşi tanık L. ile sanık arasında husumet bulunduğuna, 4. İddiaların iftira niteliğinde olduğuna, 5. Eksik araştırma ile karar verildiğine, 6. Dosyada somut ve yeterli delil bulunmadığına, 7. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 8. Şüpheden sanığın yararlanacağına, Ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. B. Sanıklar Mehmet Mutlu ve Mustafa müdafinin temyiz isteği, 1. Müvekkillerinin diğer sanık ve Ü. isimli şahıs tarafından olay yerine götürüldüğüne, 2. Tanık beyanlarının lehe değerlendirilmesi gerektiğine, 3. İddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, 4. Eksik inceleme ile karar verildiğine, 5. Haksız tahrik indiriminin orantılı olmadığına, 6. Sanıklar hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 7. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin dosya kapsamına uymadığına, Ve somut bir nedene dayanamayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay; sanıklar ile mağdur arasında önceye dayalı anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanıkların, aracında beklemekte olan mağdurun yanına gelerek onu araçtan indirmeye çalıştıkları, zorla götürmek istedikleri, mağdurun karşı çıkması üzerine araçtan indirerek darp ettikleri, karşılıklı kavgaya tutuştukları, etraftakilerin yardımı ile olayın sonlandığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Her ne kadar Mahkemece, sanıkların, hürriyetinden yoksun kılmaya çalıştıkları mağdurun kendilerine direnmesi üzerine, onu araçtan indirerek keserle, bıçakla ve yumruk atmak suretiyle darp ettikleri kabulüyle, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; mağdura yönelik gerçekleştirilen kasten yaralama eyleminin, cebirle gerçekleştirilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir ve şiddet unsuru içerisinde kaldığı ve ayrıca bu suçtan hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür. 1. Tüm dosya kapsamına göre; olay günü sanıkların, aralarında önceye dayalı husumet bulunan mağdurun yanına araçlarla geldikleri, ''Diğer araca geç, bizimle geliyorsun, seni götüreceğiz.'' diyerek mağduru alıkoymaya çalıştıkları, mağdurun karşı çıkması üzerine, onu araçtan sürükleyerek indirdikleri, olay yerinde karşılıklı kavga ettikleri, etraftakilerin müdahalesi ile mağdurun olay yerinden uzaklaştırıldığının anlaşılması karşısında, sanıkların mağdura yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı nazara alınarak, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenlenen teşebbüs hükümleri uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; sanığın atılı suçu diğer sanıklarla iştirak iradesi içerisinde silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, bozma sebepleri dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'in diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafileri ile sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, sanık ... yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.