11. Ceza Dairesi 2024/548 E. , 2024/11935 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2021/186 Esas, 2023/298 Karar sayılı kararı ile sanığın, 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 31.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci
**11. Ceza Dairesi 2024/548 E. , 2024/11935 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2021/186 Esas, 2023/298 Karar sayılı kararı ile sanığın, 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin, istinaf edilmeksizin 31.10.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.01.2024 tarihli ve 2023/29590 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2024 tarihli ve KYB-2024/3258 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "15/04/2022 tarihinde yürürlüğe giren Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkrada yer alan, "(Ek fıkra:8/4/2022-7394/4 md.) Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 2017 ve 2018 takvim yılları içerisinde ve her takvim yılı içerisinde değişik zamanlarda birden çok kez sahte belge düzenlediği ve kullandığı anlaşılan sanık hakkında, temel cezanın belirlenmesini takiben, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkra uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında bir kez artırım yapılması gerektiği, bu kapsamda suçun birden fazla takvim yılında ve her takvim yılı içerisinde birden çok kez işlenmesi halinin temel cezanın tayininde yahut zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği ve ancak teşdit sebebi yapılabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında iki kez zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle iki defa ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik; 5271 sayılı Kanun'un 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2021 tarihli ve 2021/2614 Esas sayılı iddianamesi ile 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı, sahte fatura kullanma suçu yönünden verilen bir mütalaa, açılmış bir dava ve bu suça yönelik yazılan bir gerekçe olmamasına rağmen, sanığın ayrıca sahte fatura kullanma suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle CMK'nın 225. maddesine muhalefet edilmesi, 2. 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2014 tarihli ve 2014/375 Esas, 2014/479 karar sayılı kararı ile doğrudan hükmedilen 3.000,00 T.L adlî para cezasına ilişkin ilamı kesin nitelikte olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı, adli sicil kaydına göre sanığın bu suç yönünden tekerrüre esas alınabilecek nitelikte başkaca bir hükümlülüğünün de bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, 3. Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik; a) Defter, kayıt ve belgelerin ibraz edilmemesi neticesinde herhangi bir vergi ziyaı oluşmadığı gibi tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir cezanın da bulunmadığı, söz konusu eylemden dolayı 213 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının aynı Kanun'un 359 uncu ve 371 inci maddelerinde belirtilen tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen bir ceza olmadığı nazara alındığında; 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile eklenen "Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranından indirilir." şeklindeki hüküm uyarınca, sanık hakkında belirlenecek temel ceza üzerinden 1/2 oranında indirim uygulanması hususunun kararda tartışılmaması, b) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.09.2014 tarihli ve 2014/375 Esas, 2014/479 karar sayılı kararı ile doğrudan hükmedilen 3.000,00 T.L adlî para cezasına ilişkin ilamı kesin nitelikte olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı, bununla birlikte; adli sicil kaydında yer alan Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.05.2019 tarihli ve 2018/778 Esas, 2019/628 karar sayılı kararı ile TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının kesinleşme tarihinin 01.07.2020 olarak belirtildiği, ancak UYAP üzerinden yapılan incelemede Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2020/604 Esas, 2020/574 Karar sayılı ilamı ile sanığın istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, gerekirse Mahkeme ile irtibata geçilmek suretiyle kesinleşme tarihi düzelttirilerek bu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmemesi, c) Sanık hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından hüküm kurulurken "sanığın yargılama sırasında olumsuz tutum ve davranışı gözlemlenmediğinden hakkında TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapıldığı" belirtilmesine rağmen, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükümde ise; "sanığın sabıkalı geçmişi göz önünde bulundurularak uslanmaz tavrı nedeni ile takdiren TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" denilmek suretiyle çelişkiye neden olunması, Hususlarının Kanun'a aykırı olduğu anlaşılmıştır. 4. İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.