T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1817 KARAR NO : 2026/789 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2024 NUMARASI : 2021/231 E. - 2024/327 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada ANKARA 7. ASLİY…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1817 KARAR NO : 2026/789 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2024 NUMARASI : 2021/231 E. - 2024/327 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnce verilen 13/05/2024 tarih ve 2021/231 E. - 2024/327 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ... Havacılık Turizm Taşımacılık ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 2005 yılından beri yurtiçi ve yurtdışında havayolu taşımacılığı yapmak, özel iş jeti, deniz uçağı, yolcu uçağı, helikopter ve hava ambulansı kiralamak, işletmek gibi alanlarda hizmet verdiğini, müvekkili şirkette 14.05.2014 tarihinde ...'ın çalışmaya başladığını, ...’ın müvekkili şirketin hizmet verdiği sektörde daha önce hiç çalışmadığını, müvekkilinin tek ortağı olan ...’ün ...'a bu işi öğrettiğini ve 6 yılı aşkın bir süre adı geçenle birlikte çalıştığını, ...’ün, sektörde yeni kurulmuş ... isimli bir şirketin faaliyet gösterdiğini ve aynı rotayı kullandığını fark etmesi üzerine şüphelendiğini ve ...’a bu şirketi sorduğunu, onun da şirket bilmediğini ve araştıracağını söylediğini, ancak herhangi bir bilgi aktarımında bulunmadığını; 2020 yılında ...'ın babasının vefatı nedeniyle işten ayrılmak istediğini, şirket işlerinde müşterileri ile olan ilişkilerinde kullanmış olduğu şirket hattını yanında götürdüğünü, daha sonra telefonun şirkete iadesi talep edildiğinde telefondaki tüm bilgileri sıfırlayarak iade ettiğini; anılan telefonun şirketin ticari sır niteliğindeki müşterilerin iletişim numaraları ve mail adresleri gibi kişisel verileri içerdiğini; müvekkil şirketin müşteri portföyünün numaralarına büyük maliyetler gerektiren emek ve çaba sarf edilmeksizin ulaşılmasının mümkün olmadığını; ...’ün, ...’ın işten ayrılmasından sonra davalı şirketi araştırmaya başladığını, şirketin 2019 yılında kurulduğunu ve şirket yetkilisinin ... olduğunu tespit ettiğini, bu şahsı araştırdığında ... Köyünde ikamet ettiğini, endüstri meslek lisesi mezunu olduğu bilgisine ulaşıldığını, bu sektörde herhangi bir tecrübesi olmasının da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği sektörün, uzmanlık, profesyonellik ve oldukça yüksek maliyetler gerektirdiğini, bu konuda hiç tecrübesi olmayan hatta şirket kuracak sermayesi bile olmayan bir kişinin bu alanla iştigal etmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin müşteri kitlesinin de Türkiye ve diğer ülkelerde oldukça yüksek gelirli insanlardan oluştuğunu, bu müşterilere profesyonel anlamda ulaşarak hizmet sağlanmasının belirtilen şahısça mümkün olmadığını, ...'ün bu nedenle davalı şirketin bu sektörde nasıl faaliyet gösterdiğinden şüphelenmeye devam ettiğini; müvekkili şirketin devamlı müşterilerden birinin ...’ın işten ayrılmasına rağmen kendisine whatsapp üzerinden iletişime devam ettiği yönünde ikazı ile durumu anladığını, ...’ın, müvekkili şirkette çalıştığı sırada tanıdığı olan ...’in adı üzerinden Ticaret Sicil Gazetesi’nden görüleceği üzere davalı şirketi kurduğunu, hatta müvekkili şirket yetkilisi ...’ün çok eski arkadaşı olan ve daha önce ... ile yaşadığı tartışma üzerine işten ayrılan ...’in bu şirkette çalıştığını da haricen öğrendiğini, ...’ın, müvekkili şirkette çalıştığı süre zarfında müvekkili şirketin sektördeki ününden, müşteri portföyünden ve sektöre harcamış olduğu maddi ve manevi emeklerden haksız ve hukuka aykırı bir şekilde faydalanarak, bu bilgileri davalı şirkete ve şirketteki ... ve ...’e aktararak ... üzerinden uçuşları yaptığını, müşterilerinin; ...’ın müvekkili ...’te çalıştığının sektörel anlamında bilinirliğinden kaynaklı olarak uçuşları müvekkili şirketten gerçekleştirdiği zannıyla hareket ettiğini, ...’ın, haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkili şirketin devamlı müşterilerini kendi şirketine aktararak büyük zararlara uğrattığı ve uğratmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin şüphelerinin ne kadar haklı olduğunun ...’ın 30.12.2020 tarihinde davalı şirketi devralması neticesinde ispatlandığını, Ticaret Sicil Gazetesi’nden görüleceği üzere ...’in şirketi ...’a devrettiğini, an itibariyle ...’ın şirketin tek ortağı ve yetkilisi konumunda olduğunu, yalnızca bu devrin dahi müvekkili şirketin yıllar içerisinde sektörde ilmek ilmek büyük maddi ve manevi emekler vererek kurduğu ve yaratmış olduğu adından ve birikiminden faydalanarak haksız kazanç elde edildiğini gösterdiğini, müvekkili şirketin müşteri portföyünün numaralarına büyük maliyetler gerektiren emek ve çaba sarf edilmeksizin ulaşılmasının mümkün bulunmadığını; ...’ın müvekkili şirketin müşterilerine ulaşmasının şirketin ticari sır niteliğindeki müşteri bilgilerinin aktarılmasından başkaca bir yolunun da bulunmadığını, şirket verilerinin hukuka aykırı ve haksız kazanç elde etmek amacıyla davalı şirkete aktarıldığını öğrenmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğu, soruşturmanın 2020/194522 soruşturma nolu dosya üzerinden devam ettiğini, davalı şirketin şuanki tek yetkilisi olan ...’ın, müvekkili şirkette çalıştığı esnada müşterileri sanki ... firması üzerinden uçuşlarını sağlamış gibi göstererek aslında davalı şirkete haksız olarak kazanç sağladığını, şirketten ayrıldıktan sonraki süreçte de müvekkili şirketin uzun yıllar içerisinde büyük maliyet ve emek gerektiren çabaları neticesinde ulaşmış olduğu müşterilerinin iletişim bilgilerini hukuka aykırı ve suç teşkil edecek bir şekilde kendi şirketine aktardığı ve bu bilgilerle halen haksız kazanç elde etmeye devam ettiğini, ileri sürerek, davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden davranışlarının tespiti, men'i ve refini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün kesinleşmesinden sonra gideri davalı şirketten karşılanmak üzere Türkiye'nin yüksek tirajlı gazetelerinden birinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ...’ın, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi İngiliz Dil Bilimi Bölümü'nden 2007 yılında mezun olması sonrası havacılık sektöründe, davacı şirkette yapmış olduğu işe benzer ve kendisini bu işe hazırlayan farklı işlerde çalıştığını, konuya ilişkin geniş bir tecrübe edindiğini, bu kapsamda, önce 2008-2011 yılları arasında ... Havacılıkta, önce İstanbul'da, daha sonra, yaşam şartlarının bu şehirde zor olması nedeniyle Ankara'da, havacılık sektörünün çeşitli kademelerinde birçok görev yürüttüğü, ... Havacılık Şirketinde yapmış olduğu işler arasında; özel jetlerin iniş kalkışlarını düzenleme, ekiplere otel ve konaklama ayarlama, uçuşlardaki yer organizasyonlarını sağlama gibi işlerin yanı sıra uçuş hizmetlerinde yer alma gibi başka bazı bu sektöre özgü çeşitli görevlerde yer aldığını, bu süreçte de kendisini mesleki anlamda geliştirmek üzere bu alanda eğitimler almaya devam ettiğini, yapmış olduğu işler arasında dış hatlarda pasaport kontrolörlüğü, yer hizmetleri görevi gibi işlerin dahi bulunduğunu, müvekkilinin mezun olduğu 2007 yılından ...'te işe girdiği 2014 yılına kadar sürekli havacılık sektörünün içinde olduğunu, yabancı dile olan hâkimiyetini de kullanarak kendisine hatırı sayılır bir çevre edindiğini, bağlantıları ve çevresini kullanarak davacı şirketin müşteri profilinin hatırı sayılır ölçüde artmasını sağladığını, ...’ın davacı şirkette çalışma hayatı boyunca birçok kez mobbinge uğradığını, müvekkilinin babasının vefat ettiği günde dahi uçuş ayarlamak suretiyle çalışmaya zorlandığını, işten ayrıldıktan sonra müvekkilinin kendi kişisel notlarını da şirket telefonuna kaydetmiş olan ve bu telefonda birçok kişisel verisi olan ...'ın, bu kişisel fotoğraf, mesaj vb. gibi kayıtlara ulaşılmasını istemediğinden ve keza telefonda bulunan tüm müşteri telefon ve bilgilerinin bir örneği şirket bünyesinde de saklandığından telefonu sıfırlayarak teslim ettiğini, davacı şirketten ayrıldıktan sonra Temmuz 2020 ile Kasım 2020 arasında herhangi bir faaliyette bulunmadığını, Kasım 2020'de bir tanıdığı tarafından kurulan ve o ana kadar hiçbir kayda değer gelir elde edemeyen davalı şirkette başladığını, daha sonra bu şirketi sahibi ...'den devraldığını ve an müvekkilinin, devraldığı şirketin çalışma alanını genişlettiğini, ...'ın çalışma stilini bilen ve keza öneri üzerine ona ulaşan bir çok kişinin, uçuşlarını müvekkili ... Ltd. Şti.'yle planlamaya başladığını, ...'ın kendisine ulaşan kişiler arasında ...'ten tanıdığı kişilerle mecbur kalmadıkça iş yapmamaya çalıştığını, ...'ın müşteri numaralarını davalı şirkete aktardığına dair dava dosyasında hiçbir delilin mevcut olmadığını, ...'ın müşterilere karşı, uçuşları ... üzerinden yapmış gibi gösterdiği iddiasının da inandırıcılıktan uzak olduğunu, davacı tarafın hiç bir hususu ispatlayamadığını, davacı yanca avans faizi talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirket yetkilisi ...'ın 2014 yılında davacı şirkette işe başladığı, Temmuz 2020 tarihinde davacı şirketten ayrıldığı, ayrıldığı esnada "*** *** ****" nolu hatın takılı olduğu davacı şirkete ait telefonunu yanında götürdüğü, daha sonra telefonun şirkete iadesi talep edildiğinde telefondaki bilgileri sıfırlayarak iade ettiği, Kasım 2020 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığı, 30.12.2020 tarihinde ise davalı şirketi devraldığı; davacı şirket ile ... arasında akdedilmiş herhangi bir rekabet yasağı veya gizlilik sözleşmesi bulunmadığı; bu halde, ...'ın davacı şirketten ayrıldıktan sonra rakip bir şirkette çalışması veya şirketi devralması veya daha önceki iş yerinde öğrendiği bilgileri kendisinin çalıştığı yeni iş yerinde kullanmasının, aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar veya haksız ve hukuka aykırı ticari uygulamalar şeklinde kabul etmenin mümkün olmadığı; aynı şekilde ...'ın kullanımda olan telefonu teslim etmeden önce telefondaki tüm kayıtları silmiş olmasının davacı şirketin zararına olacak şekilde haksız rekabete sebebiyet verdiği hususunun ispatına elverişli bir delil ibraz edilemediği; kaldı ki, dinlenen davacı tanıklarının da müşteri bilgilerinin ... dışında, davacı şirket yetkilisi ...'de kayıtlı olarak bulunduğuna işaret ettikleri; bilirkişi heyetince, taraf ticari kayıtlarının karşılaştırması neticesinde, taraf şirketlerin ... İnşaat adlı ortak müşterilerinin bulunduğu ve davalı şirketin bu müşterilerine 29.06.2020 tarihinden itibaren hizmet sunduğu tespitinde bulunulmuş ise de, orta yerde haksız rekabetin varlığına vücut verecek, rekabet yasağı kaydı içeren geçerli bir sözleşme bulunmadığından, ...'ın iş akdinin devamı sırasında edindiği ticari sırları aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı firmada kullanmasının dahi sonuca etkili olmayacağı; bununla birlikte davacı ve davalı şirketin hizmet verdiği ortak müşterilerden olan ... şirketin bütün haklarına sahip ...'ın beyanlarından; uçuş hizmetlerinin ... tarafından planladığı, aslında planlamanın hangi şirketler üzerinden yapıldığının bilinmediği ve önemli de olmadığının anlaşıldığı; yine ...'ın, davacı şirketten ayrıldıktan ve dahi davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra bile davacı şirketin bir dönem hizmet verdiği ... firmasına birlikte çalışma teklifinde bulunmadığı, aksine bu firmadan teklif aldığının anlaşıldığı; bu durumda ...'ın, yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren davalı şirkette çalışmasının, davacı şirketin daha önce hizmet verdiği bazı şirketlere uçuş hizmeti vermesinin, haksız rekabetin oluşması için yeterli görülmediği; diğer yandan, davacı şirketin 2018, 2019, 2020 yılları üçer aylık mizanlarında; satış verilerinin düzenli bir artış seyriyle devam ettiğinin tespit edildiği; yani, davalı şirketin faaliyette olduğu, olası haksız rekabet etkisinin görülebileceği 2020 yılında davacı şirket toplam satış verilerinin 03/2019 döneminde 2.167.362,02-TL iken, 03/2020 döneminde 3.554.595,59-TL, 06/2019 döneminde 6.778.060,50-TL iken, 06/2020 döneminde 12.711.432,50-TL'ye arttığı, davalı şirketin de faaliyet gösterdiği ve 4.913.708,73-TL satış hasılatı elde ettiği 2020 yılının aynı dönemindeki davacı şirketin satışları ile bir önceki yıl satışların dönem itibariyle izlenmesinden; 09/2019 döneminde 12.944.558,27-TL iken, 09/2020 döneminde 24.144,454,15-TL ve 12/2019 döneminde 16.885.815,48-TL iken, 31.267.978,26-TL oranlarında artışların meydana geldiği, davacı şirketin net kârının; 2018 yılında 184.152,13-TL, 2019 yılında 239.899,65-TL, 2020 yılında ise 672.589,77-TL olduğunun tespit edildiği; böylelikle, tarafların ticari defter kayıtlarından da; davalı yanca haksız rekabette bulunulduğu ileri sürülen 2020 döneminde, davacı şirketin yıllar itibariyle satış-kar durumlarının seyrinde her hangi bir azalma bulunmadığı, aksine davacı şirketin kârını arttırdığı, davacı yanın, davalı şirket yetkilisi ...'ın, davacı şirkette çalıştığı dönemde elde ettiği müşteri sırlarını ve davacı şirketin birikimlerini davalı şirket yararına kullanmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ve haksız kazanç elde ettiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda ...'ın müvekkili şirkette çalışırken davalı şirketi kurduğu ve davalı firmanın gerçek sahibi olduğunun tespit edildiğini, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın belirlenmesini teminen davalı şirketin defter ve kayıtları ile müvekkilinin defter ve kayıtlarının karşılaştırma yapılmak suretiyle ortak müşterilerin tamamı ve müvekkilinin maddi zararının hesaplanmasının gerektiğini, bu hususun değerlendirilmediğini, başka bir şirkette hizmet akdi ile çalışırken işçinin aynı zamanda yeni bir şirket kurması ve hizmet akdi ile çalıştığı şirketin imkanları ve müşteri listelerini kullanarak ticaret hayatına devam etmesinin haksız rekabet olduğunu, raporun denetime ve hüküm kurmaya uygun olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin, davacı şirketin eski çalışanı ... tarafından ... üzerinden kurulduğu kabul edilse dahi, ... ile davacı şirket arasında rekabet yasağı sözleşmesinin bulunmadığı; dinlenen tanık beyanlarına göre, ...'ın davacı şirkette çalımaya başlamadan önce de havacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerde çalıştığının ve sektörde çevresinin bulunduğunun, ayrıca sektörde uçuş bazlı anlaşmaların yapıldığının, süreli veya çok uçuşlu anlaşmaların yapılmadığının, ...'ın davacı müşterilerine iş teklif ettiğine ilişkin delil bulunmayıp, aksine davacının eski müşterilerinin ... ile çalışmak istediğinin anlaşıldığı; yine tanık beyanlarına göre, davalı şirket yetkilisinin davacı şirketten ayrıldıktan sonra şirket telefonundaki bilgileri silmesinin davacının müşteri bilgilerinin geri dönülemez şekilde silinmesine yol açmadığı, zira söz konusu kayıtların davacı şirket nezdinde de tutulmakta olduğunun belirtildiği; bunun yanında davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ... ve diğer sanıklar hakkında kamu davası açılmış ise de, ceza davasının beraatle sonuçlandığı ve kararın da kesinleştiği; öte yandan davacı şirketin zarara uğradığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...