12. Hukuk Dairesi 2009/10173 E. , 2009/18708 K. "" MAHKEMESİ : İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/02/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda,” davanın reddine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “davanın kabulüne" hükmedilmek s…
**12. Hukuk Dairesi 2009/10173 E. , 2009/18708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir 4. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 02/02/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece, yüze karşı verilen kısa kararda,” davanın reddine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “davanın kabulüne" hükmedilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. T.C. Anayasası, yargılamada aleniyet ilkesini benimsemiştir. Bu nedenle, yargılama açık olarak yapılacak ve yargılama sonunda verilen karar HUMK.nun 388/son madde hükmü gereği açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça belirtilecektir. HUMK.nun 382. maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararın da verilen kısa karara uygun olması gerekir.(HUMK.nun 381/2-1 madde hükümleri gereği) Bu nedenle mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih 7/4. sayılı kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağının belirtilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş, önceki kararlar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmesi için vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.