10. Hukuk Dairesi 2013/1766 E. , 2013/15750 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, İş Mahke…
**10. Hukuk Dairesi 2013/1766 E. , 2013/15750 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Davaya konu olayda; dava, İş Mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, davaya iş Mahkemesi sıfatıyla devam olunmuş, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 15.06.2012 tarih ve 347 sayılı kararıyla Mahkemelerin birleştirilmesine karar verilerek ... Asliye Hukuk Mahkemelerine devredilmiş, yine Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararıyla İş Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin İş Mahkemesi sıfatıyla gelen işlere bakacağının bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine devredildiğinin anlaşılması karşısında; hüküm 12.09.2012 tarihinde temyiz eden davalı vekiline tefhim edilmiş, 21.11.2012 tarihinde de tebliğ edilmiş, temyiz ise katılma yoluyla 30.11.2012 tarihinde gerçekleşmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak İş Mahkemelerinden verilen kararlara karşı katılma yoluyla temyiz olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin kararın tefhiminden 8 gün geçtikten sonra sunduğu temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE; 2-Davacı kurumun temyizi açısından yapılan incelemede ise; Davacı kurum,18.06.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan yardımlardan oluşan Kurum zararının rücuan tahsilini talep etmiştir. Somut olayda; 20.03.2012 tarihli kusur raporunda, davalı işveren şirketin %60, kazalının %40 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 506 Sayılı Kanunun 26/1inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, ... Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunması; fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınarak, kusur karşılığına hükmedilmesi, gerekir. Davaya konu somut olayda; Mahkemece, oluşa uygun bilirkişi raporuna itibar edilerek, gelirin ilk peşin sermaye değerinin ve fiili ödemenin Kurumdan sorularak araştırılması isabetli ise de; kurumun ıslah dilekçesi de göz önüne alınarak, haksahibi Muhammet için ilk peşin sermaye değerinden düşük fiili ödemenin kusur karşılığına hükmedilmesi gerektiğinin, giderek diğer haksahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirler ile yapılan cenaze yardımından oluşan kurum zararının da değerlendirilerek, kusur karşılığının hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.