Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4514 E. , 2024/2415 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4514 Karar No : 2024/2415 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İthalat İhracat Lojistik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARG…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4514 E. , 2024/2415 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4514 Karar No : 2024/2415 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İthalat İhracat Lojistik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ...-..., ...-..., ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların kıymetinin gözetim/referans-emsal kıymete yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine istinaden geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ithalatta gözetim uygulaması nedeniyle idari makamlarca yapılan düzenlemeler doğrultusunda, ithal edilen eşyanın fatura birim kıymetinin, gözetim kıymete yükseltilmek ve aradaki kıymet farkı yurt dışı gider olarak beyan edilmek suretiyle vergilerin tahakkuk ettirildiği, eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, bu haliyle uyuşmazlıkta 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinin öngördüğü şekilde kanunen alınmaması gereken bir verginin söz konusu olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, gözetim uygulaması nedeniyle fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında işletilecek faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthalat işlemlerinin davacının beyanı doğrultusunda vergileri ödenmek suretiyle gerçekleştirildiği, beyannameler muhteviyatı eşyaların bir kısmının İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ kapsamında gözetim uygulamasına tabi iken, bir kısmı için böyle bir uygulamanın bulunmadığı, geri verme talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile, uyuşmazlığa konu eşyalardan beyanname tescil tarihinde geçerli herhangi bir gözetim/referans-emsal kıymet uygulaması bulunmayan kısım için, davacı tarafından yurt dışı giderin hangi amaçla beyan edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve izahatın da yapılmadığı, bu durumda, mer'i mevzuat ve/veya idarenin düzenleyici bir işlemi ile davacıyı yurt dışı gider beyanına zorlayan uygulama getirilmediği/yürütülmediği anlaşıldığından, yurt dışı gider kaleminde beyan edilen tutarın gerçeği yansıtmadığı hususu ile gerçek satış bedelinin tespiti için inceleme, araştırma ve hukuki yorum yapılmasının icap etmesi karşısında, dava konusu işlemin geri verme isteminin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan eşyadan kaynaklanan vergilere isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılan hüküm fıkrasına yönelik teyiz isteminin kabulü ile, anılan kısmın bozulması, kıymet kriterli gözetim uygulamasından kaynaklanmayan vergilere isabet eden kısmına yönelik temyiz isteminin reddi ile, anılan kısmın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına tescilli ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların kıymetinin gözetim/referans-emsal kıymete yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük vergilerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine istinaden geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükteki şekliyle 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergiler, ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, mevzuatımızda, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu Anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında; aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, dava konusu işlemin gözetim uygulamasından kaynaklanan kısmının iptaline ve bu uygulama nedeniyle ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarece temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Kararın, dava konusu işlemin gözetim uygulaması dışında kalan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükteki şekliyle 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergiler, ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmişse, bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükme bağlanmıştır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, mevzuatımızda, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu Anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında; aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; ayrıca bazı dönemlerde Bakanlıkça belirli bir eşyaya yönelik olarak, gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması yürütülmüştür. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğler ile önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör/borsa fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak bu beyana karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, dava konusu işlemde, beyannameler muhteviyatı eşyalardan bir kısmı için gözetim uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemin gözetim uygulamasından kaynaklanmayan kısmında hukuka aykırılık bulunmaması nedeniyle, temyize konu kararın anılan kısmı yönünden bozulması icap etmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin gözetim uygulamasından kaynaklanan kısmının iptaline ve anılan kısma isabet eden tutarın tahsil tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin hüküm fıkralarının ONANMASINA, 3. Kararın, dava konusu işlemin gözetim uygulaması dışında kalan kısmının iptaline ve anılan kısma isabet eden verginin tahsil tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkralarının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 09/05/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin gözetim uygulaması dışında kalan kısmının iptaline ve anılan kısma isabet eden vergi tutarının tahsil tarihinden itibaren tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin hüküm fıkralarının da onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına, bu yönden katılmıyoruz.