7. Ceza Dairesi 2021/8032 E. , 2024/10949 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/185 E., 2015/209 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet EK KARAR : Temyiz isteminin sıfat yokluğundan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanığın Ek Karara Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen ek kararı 7 günlük yasal süreden sonra temyiz edilmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşı…
**7. Ceza Dairesi 2021/8032 E. , 2024/10949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/185 E., 2015/209 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet EK KARAR : Temyiz isteminin sıfat yokluğundan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanığın Ek Karara Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen ek kararı 7 günlük yasal süreden sonra temyiz edilmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık hakkında kurulan asıl kararın; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin asıl kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, sanığın iki eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, tek cezaya mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE A.Sanığın Ek Karara Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Sanığa usulüne uygun olarak 09.04.2015 tarihinde tebliğ edilen asıl hükmün sanığın oğlu tarafından 7 günlük yasal süreden sonra verilen dilekçe ile 17.04.2015 tarihinde temyiz edilmesi üzerine mahkemece 21.04.2015 tarihli ek karar ile temyiz isteminin sıfat yokluğundan reddine karar verildiği, verilen ek kararın sanığa 25.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık tarafından 7 günlük yasal süreden sonra 03.09.3015 tarihinde ek kararın temyiz edilmesi nedeniyle sanığın temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 26.01.2014 tarihinde kolluk görevlilerince oluşturulan kontrol noktasında durdurulan ve sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüste yoklama kaçağı bir şahsın tespiti üzerine, bagajların indirilmesi sırasında sanığa ait ağız kısmı koli bandı ile bantlanmış olan bir kutunun bant kısmının kendiliğinden açılması sonucu içerisinde kaçak sigaralar bulunduğunun görülmesi üzerine yapılan incelemede sanığa ait başka koliler ve valiz bulunduğu tespit edilmiş, yapılan aramada toplam 155 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. 30.01.2014 tarihinde kolluk görevlilerince oluşturulan kontrol noktasında durdurulan ve sanığın yolcu olarak bulunduğu otobüsün kimlik kontrolü için kontrol noktasına alındığı, yolcuların bagajda bulunan çantalarından kimliklerini almaları için bagaj açtırıldığında ise sanığa ait kolinin yırtık bulunan kısmından içerisinde kaçak sigaralar bulunduğunun tespiti üzerine, sanığa ait diğer kolilerde de yapılan aramada toplam 58 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları talebiyle ayrı ayrı açılan kamu davalarının zincirleme suç kapsamında birleştirildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmasında, sigaraları arkadaşlarına içmek için götürdüğünü, suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Tutanak tanıkları dinlenmiş, sanığın 4 gün arayla yakalandığını, tutanak içeriklerinin doğru olduğunu ifade ettikleri anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olup, her iki olayda ele geçen suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre "pek hafif" değerde olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının ''yirmiüçüncü'' fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR A.Sanığın Ek Karara Yönelik Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.