Başvuru, iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında ıslah talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında ıslah talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, işçi olarak çalışmaktayken 9/11/2002 tarihinde iş kazası geçirmiş ve yaralanmıştır. Başvurucu, Kocaeli İş Mahkemesinde (Mahkeme) 21/4/2006 tarihinde iş kazası nedeniyle asıl işverene karşı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 000 TL maddi tazminat talepli dava açmıştır. Başvurucu 2/3/2007 tarihli dilekçeyle alt işverene karşı da 000 TL maddi tazminat talepli, 4/5/2012 tarihli dilekçeyle de 000 TL manevi tazminat talepli dava açmıştır. Başvurucunun açtığı davalar Kocaeli İş Mahkemesinde (açılan ilk dava dosyası üzerinde) birleştirilmiştir. Mahkeme 19/6/2012 tarihli kararla asıl işveren yönünden davanın reddine, alt işveren yönünden ise; 348,31 TL maddi tazminatın, 000 TL manevi tazminatın işverenden alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucunun ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini artırarak toplam 348,31 TL talep ettiği belirtilmiştir. Başvurucunun iş göremezlik derecesinin % 43,20 olarak tespit edildiği, davalıların olayın oluşumunda %80 kusurlu olduğu belirtilerek Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan ve istenebilecek maddi zararının 348,31 TL olduğu ifade edilmiştir. Karar tarihi itibarıyla otuz dört yaşında olan başvurucunun genç yaşta geçirdiği kaza nedeniyle meydana gelen zarardan dolayı yaşadığı ve bundan sonra yaşaması muhtemel ruhsal sorunlar, iyileşme süresinin uzunluğu, yaşamının geri kalanını sakat bir insan olarak sürdürmek zorunda kalması nedeniyle 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 9/4/2013 tarihinde bozma kararı vermiştir. Kararın gerekçesinde; hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda bilirkişinin iş güvenliği uzmanı olmadığı ve maddi olayın belirlendiği ceza mahkemesince alınan kusur raporu dikkate alınmadan karar verilmesi nedeniyle eksik inceleme yapıldığı belirtilmiştir. Bozma kararı sonrası Mahkeme tekrar bilirkişi incelemesi yaptırmış, 4/4/2014 tarihli hesap raporunda başvurucunun maddi zararı 919,67 TL olarak hesaplanmıştır. Başvurucu, 11/4/2014 tarihli dilekçeyle 571,36 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesiyle istemiyle Kocaeli İş Mahkemesinde ek dava açmış açılan bu davada Kocaeli İş Mahkemesinde (açılan ilk dava dosyası üzerinde) birleştirilmiştir. Mahkeme 13/5/2014 tarihli kararla asıl işveren yönünden davanın reddine, alt işveren yönünden ise; 919,67 TL maddi tazminatın, 000 TL manevi tazminatın işverenden alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde; 4/4/2014 tarihli hesap raporunda başvurucunun maddi zararının 919,67 TL olarak hesaplandığı, başvurucunun da bu hesaplama doğrultusunda 11/4/2014 tarihinde ek dava açarak talepte bulunduğu, davalı tarafın ise ek dava dilekçesinin tebliğinden sonra süresi içinde zamanaşımı definde bulunduğu ifade edilmiştir. Olay tarihi 9/11/2002 ise de başvurcunun sürekli iş göremezlik oranının 7/1/2006 tarihinde kesinleştiği, son kontrol muayene tarihinin 7/1/2006 olduğu dikkate alındığında başvurucunun zararı bu tarih itibarıyla öğrenmiş olduğu kabul edilmiş, on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren dikkate alınması gerektiği belirtilerek ek davanın süresi içinde açıldığı ifade edilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 1/4/2015 tarihinde bozma kararı vermiştir. Kararın gerekçesinde;-Uyuşmazlık konusu bu tür davalarda 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresinin failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılması gerektiğine değinilmiştir. Bedensel zararın gelişim gösterdiği durumlarda ise zamanaşımına başlangıç olarak, hastalık seyrinin yani gelişiminin tamamlandığı tarihin esas alınması gerektiği ifade edilmiştir. -Somut olayda kuyruk sokumu ve kalça kemiği kırılan başvurucu bakımından değişen ve gelişen bir durumun olmadığı, 22/4/2004 tarihinden itibaren çalışabileceğine ilişkin 12/2/2004 tarihli raporla birlikte zararın öğrenildiği belirtilmiştir. Bu durumda 11/4/2014 tarihinde açılan ek davada süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürüldüğünden davanın reddedilmesi gerekirken anılan dava ile talep edilen miktarı da kapsar biçimde maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu sonucuna varılmıştır. Bozma kararı sonrası Mahkeme 20/10/2015 tarihli kararla maddi tazminat yönünden direnme kararı vermiştir. Asıl işveren yönünden davanın reddine, alt işveren yönünden ise; 919,67 TL maddi tazminatın, 000,00 TL manevi tazminatın başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Mahkeme karar gerekçesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (Hukuk Genel Kurulu) verdiği bir karara atıf yapmış on yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihinin kazanın meydana geldiği tarih veya maluliyete ilişkin düzenlenen ancak kesinleşmemiş olan raporun değil, maluliyetin kesin olarak tespit edildiği tarih olarak dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır. Temyiz istemi üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmiş 10/5/2017 tarihli kararla ek maddi tazminat talebi için açılan davadaki talep edilen miktar yönünden zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Bozma kararı sonrası Mahkeme 19/7/2018 tarihli kararla asıl işveren yönünden davanın reddine, alt işveren yönünden ise; 348,31 TL maddi tazminatın, 000 TL manevi tazminatın işverenden alınarak başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Temyiz istemini Yargıtay Hukuk Dairesi 21/5/2019 tarihinde reddetmiştir. Başvurucu kararı 18/6/2019 tarihinde öğrenmiş, 8/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.